[Alm. aktuell] [Fr. actuel] [İng. actual] [es. t. fiili]: İçinde bulunulan an için bir anlamı, bir önemi olan; konuşulan anda ortaya çıkan ya da var olan.
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
[Alm. schön] [Fr. beau ] [İng.beautiful] [Yun. kalos]: (Sözcüğün somut anlamı: Görmeyle ilgili, göze hoş görünen). Estetiğin temel kavramı; değer yargılarının ana kavramlarından biri. Güzel, genellikle uyumlu birlik olarak kabul edilir. Platon'dan beri güzel üzerine çeşitli öğretiler geliştirilmişti
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
Hermeneutik alanındaki görüş ve tartışmalarıyla tanınan çağdaş Alman düşünürü. Frankfurt Okulunun önemli temsilcilerinden biri olan Habermas'ın temel eserleri arasında Theorie und Praxis [Teori ve Pratik], Tekhnik und Wissenschaft als idéologie [İdeoloji Olarak Teknik ve Bilim], Kultur und Kritik [K
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
[Lat. habitus] [Yun. heksis]: Aristoteles'ten gelen ve skolastiğin de kullandığı terim. Bir tür nitelik, sürekli bir davranış biçimi; kalıcı ve sürekli durum. // Aristoteles'te erdem bir heksis'tir. (Ör. Ölçülülük: Her zaman ölçülü davranan kimse sonunda ölçülü davranışı alışkanlık haline getirmekl
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
1634-1919 yılları arasında yaşamış olan Alman bilgin ve düşünürü.
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
[İng. just war] [Yun. δίκαιος πόλεμος] [Lat. bellum iustum] [Alm. gerechter Krieg] [Fr. guerre juste] Haklı savaş düşüncesi siyasi yapıların ne zaman ve hangi durumlardan hareketle birbirlerine karşı haklı bir savaş başlatabileceğini, savaş esnasında haklı bir şekilde yapılabileceklerin sınırlarını
Musa AZAK (Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi
bkz. demokrasi
M. S 250-350 yılları arasında yaşamış olan Hintli Budist düşünür.
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
1882-1950 yılları arasında yaşamış olan ünlü Alman spekülatif ınetafizikçisi. Temel eserleri: Die Philosophie des deutschen Idealismus [Alman İdealizminin Felsefesi], Neue Wege der Ontologie [Ontolojinin Yeni Dalları], Grundzüge einer Metapysik der Erkenntnis [Bir Bilgi Metafiziğinin Temelleri], Phi
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
[Alm. Lust] [Fr. plaisir] [İng. pleasure] [Yun. hedone]: 1- Duygunun, içinde bulunduğu durum bakımından temel niteliklerinden biri; acının karşıtı olarak hoşlanma, tad alma. 2- İstek duyulan bir şeyi elde etmeden doğan hoşnutluk duygusu. 3- Bir şeyden duyusal ya da tinsel sevinç duyma, bkz. hazcılık
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....