[Alm. kategorisches Urteil] [Fr. jugement catégorique] [Ing. categorical judgement] [es. t. mutlak hüküm]-. Bir yüklemin özneyle bağlantısını kesin olarak evetleyen ya da değilleyen yargı: S P dir; S P değildir.
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
[Alm. Parallelismus] [Fr. parallélisme] [Ing. parallelism] [Yun. parallelos = birbiri yanında bulunan, giden] [es. t. müvazat]: (Genellikle) Türlü şeylerin uyum içinde gidişi. 1- (Fizikötesinde) Düşünme ve var olmanın birlikte giden uyumu. 2- (Mantık ve dilbilgisinde) Dilin biçimleri ile düşüncenin
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
1892-1964 yılları arasında yaşamış filozof, felsefe ve bilim tarihçisi
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
[Aim. Postulat] [Fr. postulat] [ing. postulate] [Lat. postulatum] [es. t. mevzua]: 1- Kuramsal olarak kanıtlanamayan, ama düşünce gidişinde varsayım olarak zorunlukla geçerli sayılan önerme. (Apaçık i olan —• belitten ayrı). // Kant'ta, özgürlük, Tanrı ve ölümsüzlük salt kılgılı usun koyutlarıdır; b
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
[Alm. Radikalismus] [Fr. radicalisme] [ing. radicalism] [es. t. cezriye]: I. 1- Ele aldığı konunun son nedenlerine, köklerine dek inen düşünme biçimi. 2- Yaşama biçimlerini, yaşama ilişkilerini eleştirip kökten değiştirme eğiliminde sonuna dek giden görüş. 3- Bir gerçeği ya da bir düşünceyi, hiç bir
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
[Alm. Sklavenmoral] [Fr. morale d’esclave] [İng. slave morality] Nietzsche felsefesinde zayıf, yozlaşmış ve pasif olarak tanımlanan insanların yaşam biçimini ve değer anlayışlarını ifade eden kavramdır. Bu kavram, sürü ahlakı (Alm. Herdenmoral, İng. herd morality) kavramını da karşılayacak şekilde
Melek Candan ÖZTÜRK (Selçuk Üniversitesi)
Enver ORMAN (İstanbul Üniversitesi)
[Alm. Böse, Uebel] [Fr. mal] [ing. evil, wrong] [es. t. şer]: İyinin karşıtı olan. 1- Değersiz bulmanın, kınamanın, ayıplamanın konusu olan her şey; istencin yasaya uygun bir biçimde karşı gelmeye ve elinden geldiğince değiştirmeye hakkı olduğu her şey. 2- Ahlak değerlerine ve törel istence karşı ol
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
[Alm. Problem des Bösen ] [Fr. problème du mal ] [İng. problem of evil ] 1-(Genel tanımı) Evrende var olan kötülüklerin mutlak bilgiye, güce ve iyiliğe sahip olan bir Tanrı’nın varlığı ile nasıl bağdaştırılabileceği sorunundan hareketle gündeme gelen problem.
Zeynep Zafer ESENYEL (Düzce Üniversitesi)
[Alm. Pessimismus] [Fr. pessimisme] [Ing. pessimism] [Lat. pessimus = en kötü] [es. t. bedbinlik]: 1- (Genellikle) Her şeyi en kötü yanından alan, her durumu karanlık gören ve hep en kötüyü bekleyen dünya görüşü. Karşıtı bkz. iyimserlik, a. Kuşkucu bir tutumu dile getirebilir, b. Kendi kendini ya da
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....