[Alm. Cartesianismus] [Fr. cartésianisme] [İng. Cartesianism]: 1- Descartes'ın felsefesi. 2- Descartes'ın öğrencilerinin ve ardından gidenlerin öğretisi (Bossuet, Fénelon, Malebranche, Spinoza, Port- Royal vb.).
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
[Alm. Mechanismus] [Fr. mécanisme] [ing. mechanism] [es. t. mihanikiye]: 1- (Fizikte) Bütün fizıl 3el olayları uzay ve uzayda yer değiştirmelerle açıklayan görüş. (Ör. Isının mekanikçi açıklanışı.) 2- (Dirimbilimde) Canlı varlıkları, organik olayları mekanik yasalara göre açıklamaya çalışan öğreti.
Harun ÇAKAN (Gaziantep Üniversitesi)
[Tr. Alt. çaba] [İng. endeavour, striving] [Fr. effort] [Alm. Streben] (Genel tanımı) Latince conari (çabalamak, denemek, girişmek) fiilinden gelir. Kavramsal kökleri Stoacılığın hormesine (ὁρμή ‒yönelme veya kaçınma biçiminde ilk ruhsal eğilim, içtepi) kadar uzanır.
Eylem CANASLAN (Kırklareli Üniversitesi)
1930 yılında doğmuş olan ünlü Fransız postyapısalcı filozofu. Temel eserleri arasında L'Écriture et la Différence [Yazı ve Farklılık], La Voix et la Phénomène [Ses ve Fenomen], La Dissemination [Sirayet], Marges de la Philosophie [Felsefenin İmkânları], Positions [Konumlar], De Socrate à Freud et au
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
1882-1950 yılları arasında yaşamış olan ünlü Alman spekülatif ınetafizikçisi. Temel eserleri: Die Philosophie des deutschen Idealismus [Alman İdealizminin Felsefesi], Neue Wege der Ontologie [Ontolojinin Yeni Dalları], Grundzüge einer Metapysik der Erkenntnis [Bir Bilgi Metafiziğinin Temelleri], Phi
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
[İng. hylomorphism ] [Fr. hylémorphisme ] [Alm. Hylemorphismus ] [Tr.Alt. maddebiçimcilik ] Aristoteles’in varlıkları biçimden (formdan) ve maddeden oluşan bileşikler olarak kavrayan yaklaşımına verilen ad.
Hakan YÜCEFER (MSGSÜ)
1571-1630 yılları arasında yaşamış Alman astronom ve matematikçi.
Fatma DORE (Afyon Kocatepe Üniversitesi)
[İng. causality, causation ] [Fr. causalité ] [Alm. kausalität ] [Es.T. illiyet ] Neden ile onun yol açtığı etki arasındaki ilişki veya düzenli biçimde gerçekleşen olaylar ya da fenomenler arasındaki ilişki.
Işıl BAYAR BRAVO (Ankara Üniversitesi)
[Tr. Alt. İnsanmerkezcilik] [İng. anthropocentrism ] [Fr. anthropocentrisme ] [Alm. Anthropozentrismus ] Antik Yunancada “insan” anlamına gelen ánthrōpos (ἄνθρωπος) ile “merkez” anlamına gelen kéntron (κέντρον) sözcüklerinden türetilmiş terim.
Eylem CANASLAN (Kırklareli Üniversitesi)
[Alm. Evidenz] [Fr. évidence] [Ing. evidence] [Lat. evidentia; videre - görmek, evidens = açıkça görünen, göze görünen, açıkça kavranan] [es. t. bedahet]: 1- (Genel olarak) Bir şeyin, hiç bir kuşkuya yer bırakmaksızın, aydınlık bir biçimde görünmesi; bilinçte yaşanan ve kesinliğe vardıran dolaysız k
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....