a priori / a posteriori

[Tr. Alt. önsel / sonsal ] [Lat., İng., Alm., Fr.  a priori / a posteriori ] [Es.T. kablî / bâdi ]

A priori. Salt akıl yürütmeye dayanan ve deneyimden türetilmediği için deneyimden önce [akılda] var olduğu kabul edilen bilgiye verilen addır. Kaynağını deneyden almadığı için deneyle doğrulanıp çürütülemeyen ancak deneyle bilincine varılabilen ve tüm deneyimlere uygulanabilen anlamlarına gelmektedir. Reddedilmesi çelişkiye yol açtığından kesin bilgi olarak değerlendirilen a priori bilgi, doğruluğu deneyime dayanan, reddi çelişkiye yol açmayan a posteriori bilginin karşıtıdır. A priori önerme, doğruluk değeri olgusal verilere başvurmaksızın belirlenebilen önerme, diğer bir ifade ile analitik önermedir. A priori doğrular, aklın doğruları olarak kabul edildiklerinden mantık ve matematikteki doğrular için kullanılmaktadır; çünkü a priori önermenin doğruluk değeri, deneyimden hareketle değil kavramlar arasındaki tanıma dayalı zorunlu ilişkilerden hareketle belirlenmektedir. Bu nedenle a priori bir önermenin doğruluk değeri, deneyime bakılmaksızın, önermenin özne ve yüklemi konumundaki kavramların tanımlarından hareketle tespit edilebilir.  Buna göre bütünün kendisini oluşturan parçalardan büyük olduğuna ilişkin bir önermenin doğruluk değeri a priori olarak belirlenebilmektedir.

A posteriori. Latince sonra anlamına gelen post ifadesinden de anlaşılacağı üzere kaynağını duyu deneyinden aldığı için deneyimden sonra kazanılan bilgi anlamında kullanılmaktadır.  A posteriori bir önermenin doğruluk ya da yanlışlığına ancak duyu deneyi aracılığıyla karar verilebilir. Ancak duyu deneyi zorunluluk içermediğinden, koşullara bağlı ve dolayısıyla olumsal olduğundan a posteriori bilginin zorunluluğundan ve kesinliğinden söz edilemez. A posterori bilgi, çelişkiye düşülmeksizin aksi düşünülebilen bilgidir. A priori bilginin aksine a posterori bilgi tüm zaman ve koşullarda geçerli olmak yerine, belirli bir zaman ve koşulda geçerli olan, olumsal bir doğruluk değerine sahiptir.

Felsefe tarihinde a priori - a posteriori. Aristoteles Organon’da, apaçık ilk ilkelerin olduğunu ve bu ilkelerin diğer tüm bilgilerin kaynağı olduğunu ileri sürmektedir. Aristoteles’e göre, tüm bilgilerimizin doğruluğu söz konusu ilk ilkelere dayanmaktadır, felsefenin görevi ise bu ilk ilkelere ulaşmak olmalıdır (Fizik, 184a 10-21). Aristoteles’in ilk ilkeler ve onlardan türetilen bilgilere ilişkin görüşlerinin a priori ve a posteriori ayrımının bilinen en eski kaynaklarından biri olduğu düşünülmektedir. A priori ve a posteriori terimlerini ilk kullanan ise XIV. yüzyıl düşünürlerinden Albert le Grande de Saxe’dır. 17. ve 18. Yüzyıl felsefelerinin temel konularından biri olan bilginin kaynağı ve sınırları problemine ilişkin tartışmaların a priori ve a posteriori kavramları ekseninde şekillendiği söylenebilir. Kant’tan önce a priori ve a posteriori arasındaki ayrım daha çok nedenlerden sonuçlara uzanan akıl yürütmelerinde mantıksal kanıtlamaların kipleri arasında yapılan ayrıma dayanıyordu. Nedenlerden sonuçlara ilerleyen akıl yürütmeye a priori, sonuçlardan nedenlere ilerleyen akıl yürütmeye ise a posteriori adı veriliyordu. 18.yüzyılda a priori ve a posterori kavramları Wolff ve Baumgarden tarafından bu anlamda kullanılmaya devam etmiş, ilk eleştiriler ise Hume ve Kant’tan gelmiştir.

Kant’a göre a priori unsurlar, kendileri deneyimden kaynaklanmayan ancak deneyimi mümkün kılan kurucu unsurlardır. Söz konusu a priori kurucu unsurlar, görünüşlerden deneyimle ilgili her şey uzaklaştırıldığında deneyimin dayandığı zeminin ortaya çıkması yoluyla tespit edilmektedir. Buna göre, duyusal görünün saf biçimleri olan uzay ve zaman, anlama yetisinin kavramları olan kategoriler kaynağını deneyimden almasalar da bizatihi deneyimin kendisini mümkün kılan a priori kurucu unsurlar olmaları bakımından deneyimle ilişkilidirler. Kant, a priori - a posteriori bilgi ayrımını ise şu sorudan hareketle yapmaktadır: “Deneyimden ve giderek tüm duyu izleniminden bağımsız bir bilgi var mıdır? Bu tür bilgi a priori bilgidir ve kaynağını a posteriori (deneyimde bulan) emprik bilgiden ayrılır.” (CPR, B2)

A priori – a posteriori ayrımı konusundaki kuramsal tartışmalar Kant sonrası felsefede de devam etmiştir. Fichte, a priori’yi öznenin teorik ve pratik eş zamanlı eylemi ile ilişkilendirirken Frege, söz konusu ayrıma ilişkin soruşturmasını a priori yargıların evrensellik ve zorunluluklarının kaynağına yöneltmiştir. Wittgenstein ise a priori bir doğruluğun tanımını; “kendi olanağı, kendi doğruluğunu güvence altına alan” biçiminde ifade etmiştir (Tractatus Logico-Philosophicus, 3.04).

KAYNAKÇA

Aristoteles. Organon IV-İkinci Analitikler. Çeviren. Hamdi Ragıp Atademir. İstanbul: Meb Yayınevi, 1951.

Aristoteles. Fizik. Çeviren. Saffet Babür. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 1997.

Aristoteles, Metafizik, Çeviren. Ahmet Arslan, İstanbul: Sosyal Yayınları, 1996.

Çitil, Ahmet Ayhan. Kant Okumaları - Birinci Kritik. İstanbul: Dergâh Yayınları, 2021.

Kant. Critique of Pure Reason. Çev. ve Ed. P. Guyer - A.W. Wood. New York: Cambridge University Press, 2005.

Nutku, Uluğ. Yeniçağ Felsefesinde Apriori Problemi. İstanbul: Doğu Batı Yayınları, 2020.

Terence, Irwin. Aristotle’s First Principles. Oxford: Oxford University Press, 2003.

Wittgenstein, Ludwig. Tractatus Logico-Philosophicus. Çeviren: Oruç Aruoba, İstanbul: Metis Yayınları, 2018.

Yazar : Ebru PEHLİVAN (Dr.)