Apollonios, Tyanalı
[Yun. Ἀπολλώνιος ὁ Τυανεύς ] [Lat. Apollonius Tyaneus] [Alm. Apollonius von Tyana] [Fr. Apollonius de Tyane] [İng. Apollonius of Tyana]
Yaşamı ve öğretileri etrafında pek çok efsane oluşmuş Kapadokyalı bir bilge olan Tyanalı Apollonios, Pythagorasçı ve Yeni Pythagorasçı düşüncenin önemli temsilcilerindendir.
Hayatı ve Eserleri. Soylu bir aileye mensup olduğu söylenen Apollonios’un doğumu, Kapadokya’nın güneyindeki (Niğde ili, Kemerhisar) Tyana kentinde, Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde MS 1. yüzyıldadır. Antik kaynaklarda Apollonios’un seksen beş, doksan veya yüz yaşında öldüğü belirtilmektedir. Yaşı konusunda olduğu gibi nasıl öldüğüne ilişkin de farklı rivayetler bulunmaktadır. Onun Ephesos’ta (Efes) veya Girit’teki Diktynna Tapınağı’nı ziyareti esnasında öldüğü söylencesinin yanı sıra Lindos’ta (Rodos) Athena Tapınağı’na girdiği esnada ortadan kaybolduğu da ifade edilmiştir.
Apollonios’un hayatına dair en kapsamlı bilgiyi, Septimius Severus’un (İmp.193-211) eşi Julia Domna’nın himayesinde, Lucius Flavius Philostratus’un (175-245) hazırladığı Tyanalı Apollonios’un Yaşamı (İng. The Life of Apollonius of Tyana) isimli eserde buluruz. Bu eser, Apollonius’un yaşamını tarihi belgeler, mektuplar ve şifahi aktarımlara dayandırarak sekiz cilt halinde sunar. Philostratus’un bu çalışması, hem tarihsel hem de efsanevi unsurları bir araya getirmesi bakımından Apollonios figürünün sonraki dönemlerde yarı-efsanevi bir nitelik kazanmasına zemin hazırlamıştır. Zira Severus’un oğlu Caracalla’nın (Roma İmparatoru, 211-217) Apollonios’un anısına bir tapınak inşa ettirdiği ve onu onurlandırdığı söylenmektedir. Philostratus, Apollonios’un Tyana’daki kutsal alanında birçok resmini gördüğünü belirtir. Ayrıca Apollonios, İslâmî kaynaklarda Belînûs, Abullûniyûs, Afûlûniyûs ve Ablûs gibi farklı isimlendirmelerle yer almaktadır.
Apollonios, küçük yaşlardan itibaren güçlü hafızası ve çalışkanlığıyla tanınmıştır. On dört yaşında iken babası tarafından eğitimini ilerletmek için çağının önemli kültür merkezlerinden biri olan Tarsus’a gönderilir. Ancak kısa bir süre sonra Tarsus’taki retorik ağırlıklı eğitimi yetersiz bularak babasının da izniyle hocası Fenikeli Euthydemus’la birlikte Kilikia’daki Aigeai kentine gitmiştir. O, burada Pythagorasçı felsefeye bağlı kişilerle tanışmış ve onların öğrencisi olmuştur. Sonrasında şifa tanrısı diye tanınan Aesculapius (Asklepios) adına yapılan tapınakta yaşamış ve bu kültü öğrenmiştir. Apollonios, çağındaki yeni inançların kök salmakta olduğu Mısır, Hindistan, Etiyopya, Babil, Suriye ve Arabistan gibi ülkeleri baştan sona gezerek uzun yıllar buralarda yaşamıştır. Örneğin Apollonios, Hindistan’da Brahmanların iyi yaşam üzerine olan ilkelerini öğrenmiştir. Bu sayede o, bedenin ruhun geçici yeri olduğu ve ruhun mutlak bir hakikate yönelmesi gerektiği fikrini benimsemiştir. Ayrıca mistik toplulukları yakından tanıma fırsatı bulan Apollonios, Doğu düşünüşü ve bilgeliği ile Batı düşüncesini sentezlemiştir.
Apollonios’un Mektuplar ve Kurbanlar Üzerine ve Pythagoras’ın Yaşam (İng. On Sacrifices and the Life of Pythagoras) isimli iki çalışması vardır. Fakat Apollonios’un ikinci eseri günümüze ulaşmamıştır.
Felsefesi. Apollonios’un fikirleri temelde Pythagoras ve Yeni Pythagorasçı öğreti üzerine kurulmuştur. O, Mektuplar’ında özellikle ahlaksal yaşama dair koyduğu kuralların Pythagorasçı kökenlerini yansıtır. Apollonius’un et, şarap ve hayvansal ürünlerden kaçınması, keten giysiler giymesi, çıplak ayakla dolaşması ve beş yıl boyunca suskun kalması, onun Pythagorasçı öğretiye tam anlamıyla bağlandığını gösterir. Nitekim Apollonius’un beş yıllık suskunluk dönemini, Pythagorasçı geleneğe bağlılığının bir nişanesi olarak değerlendirir ve suskunluğu bir eksiklik değil, bilgelik olarak görür. Konuşmamak, onun nezdinde zihinsel arınmanın ve kendilik bilgisine yönelişin bir tezahürüdür. Bu bağlamda Apollonios’un felsefi yaşamı, etik bir disiplinle ruhsal mükemmelliğe ulaşma çabasıdır. Apollonios’un ahlak felsefesi, bedenin arzularından arındırılması ve ruhun saflaşması ilkesi üzerine kuruludur.
Apollonios, Pythagorasçıların ruhun ölümsüzlüğü inancını “İnsanlar yaşam adını verdikleri ömürleri boyunca hapistedir” sözüyle savunur. Zira Apollonios’un et yememesi, şarap içmemesi ve lüks yaşama karşı oluşu; sadece bireysel bir tercih değil, aynı zamanda ruhun özgürleşmesi için gerekli gördüğü bir yöntemdir. Ona göre ruh, bedene zincirlenmiş bir mahkûm gibidir ve bedensel arzular ruhun hakikate ulaşmasına engel olur. Dolayısıyla Apollonios, bedeni hazlardan sakınarak ruhun bedene olan bağımlılığını önlemeye çalışmıştır. Bu anlayışla o kişiliğinde hem ahlaki hem de mistik bir yönü birleştirmiştir.
Apollonios’un düşüncesinde Stoacılık ve Platonculuğun da önemli tesirleri bulunur. Özellikle erdemin öğretilemeyeceğine dair Platoncu görüşü benimsemesi, Sofistçe yaşama ve maddi çıkar uğruna felsefe öğretimine karşı çıkışı, onu Sokrates’in ahlaki duruşuna yakın kılar. Apollonios, Pythagorasçı düşüncenin “bilge kral” öğretisini benimser. Ona göre toplumsal düzenin sağlanabilmesi için yöneticilerin filozof olmaları, bilgeliği rehber edinmeleri gerekir. Öte yandan Apollonios, Seneca, Epiktetos ve Marcus Aurelius gibi kimi Stoacı düşünürlerin etik ve politika felsefesine dair görüşlerini de paylaşmıştır. Apollonios’a göre, “Tüm yeryüzü vatanımız, bütün insanlar kardeşlerimizdir.” Onun bu düşüncesi, Stoacılığın kozmopolit dünya görüşüyle paralellik göstermektedir.
Apollonios, Pythagorasçı kardeşlik fikrini Stoacı “dünya vatandaşlığı” ilkesiyle birleştirerek insanlığın ortak doğasına dayalı bir evrensel ahlak görüşü geliştirmiştir. O, Stoa felsefesinin “Bilge kişi, sırf insanın doğduğu ülkenin vatandaşı değil, dünyanın vatandaşıdır” anlayışını da paylaşmıştır. Dolayısıyla Apollonios, Pythagorasçı düşüncede yer alan kardeşlik ilkesini ve filozof kral anlayışını benimsemenin yanı sıra, Stoacı kozmopolitizmi de savunmuştur.
Tyanalı Apollonios, Antik Çağ felsefesi içinde Pythagorasçı felsefenin yeniden canlanmasına katkı sunmuştur. Ahlaki arınma, ruhun ölümsüzlüğü, doğaya uygun yaşam ve evrensel kardeşlik gibi kavramlar onun düşünsel evreninin temel unsurlarını oluşturur. İlaveten Apollonius, Doğu bilgeliği ile Helenistik felsefeyi buluşturan önemli düşünürlerden biridir. Sonuç olarak onun felsefi düşüncesi, hem etik hem de kozmolojik düzeyde insanı aşkın bir hakikate yönlendiren kadim bir bilgelik çağrısıdır.
KAYNAKÇA
Apollonius, Tyanalı. Mektuplar. çev. C. Cengiz Çevik. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2021.
Conybeare, Frederick Cornwallis, (ed.), Philostratus: The Life of Apollonius of Tyana, Cambridge, MA and London, 1912.
Evren, Mehmet. “Tyanalı Apollonius’un Pythagorasçı Kökenleri Üzerine Bir Değerlendirme”. Flsf Felsefe ve Sosyal Bilimler Dergisi, sy. 33 (Mayıs 2022): 23-40. https://doi.org/10.53844/flsf.1075809.
Finger, Ben. “Apollonius of Tyana: History or Fable?” Rosicrucian Digest No.1, 50-54, California, 2009.
Huffman, Carl. “Pythagoreanism", The Stanford Encyclopedia of Philosophy (Summer 2024 Edition), Edward N. Zalta & Uri Nodelman (eds.), https://plato.stanford.edu/archives/sum2024/entries/pythagoreanism/ Çevrimiçi 20 Ekim 2024.
Miller, J., “Apollonios von Tyana”, RE 3, II, 1, 146-148, Stuttgart, 1895.
Nilsson, Martin Persson. “Geschichte der griechischen Religion”, Band II., München, 1988.
Sargon, Erdem. “Apollonios, Tyanalı”. DİA III, 240-242, 1991
Yazar : Mehmet EVREN (Aksaray Üniversitesi)