düşünüyorum, öyleyse varım

[Lat. Cogito ergo sum] [İng. I think, therefore I am] [Fr. Je pense, donc je suis] [Alm. Ich denke also bin ich] [Tr. Alt. düşünüyorum, o halde varım]

Descartes felsefesinin ilk ilkesidir. Öznenin iç algıda kendi bilincine varıp kendi varoluşunu dolaysız bir biçimde algılamasına gönderme yapar. Descartes’ın metodik şüphecilik aracılığıyla ulaştığı kendisinden asla şüphe edilemeyecek yegâne ve en kesin bilgidir. Söz sanatları, matematik, Yunanca, Latince ve hukuk eğitimi almış olan Descartes bütün eğitim hayatı boyunca kendisine sunulan bilgi birikimine şüpheyle yaklaşmış ve kendisinden asla şüphe duyamayacağı bir temel aramıştır. İnsanların bilgi olarak sunduklarının kesin bilgiden ziyade gelenek ve göreneklere dayalı olduğunu düşünmüştür. Bu nedenle bilgi ufkunu geliştirebilmek, farklı kültürleri tanıyabilmek ve diğer ülkelere güvenli bir biçimde seyahat edebilmek adına 1618’de Hollanda’da gönüllü olarak orduya katılmıştır. Orduda olumsuz sağlık koşulları nedeniyle geri hizmetlerde yer almış olmakla birlikte pek çok kültürle tanışma fırsatı bulmuştur. Descartes bilginin kesinliğini kendisine sorun etmesi nedeniyle böyle bir yaşam yolu seçmiş ve kendisinden asla şüphe edemeyeceği bir temel bulana kadar her şeyden şüphe etmeye karar vermiştir.

Duyular, pek çok deneyimde yanıltıcı olabildikleri görüldüğü için doğrudan bilginin güvenilir kaynağı olarak kabul edilemez. Rüya halinde deneyimlenen durumlar da o an gerçek gibidir ve hatta uyku ile uyanıklık halinin ayırt edilmesinde dahi kesin bir belirti söz konusu değildir. Duyular yanıltıcı olabileceği gibi muhakeme yaparken de hata yapılabilir. Bu nedenle, şeylerden şüphe etme halimiz aldanmamızın önünde engel teşkil edecek bir tutum meydana getirecektir. Descartes şüpheye mahal verebilecek her konu üzerinde refleksiyonda bulunarak yanlış olabilecek her şeyi dışarıda bırakmaya çalışır. Bu yolu izlemesindeki amacı şüpheci olmak değil aksine kaygan zeminden kurtulmak ve kesin kanaatlere ulaşabilmektir. Bu nedenle, şu dört kuralın yeterli olacağını ileri sürer: (1) Doğru olduğu apaçık bilinmeyen hiçbir şey doğru olarak kabul edilmeyecek, aceleyle ve peşinen hiçbir yargıda bulunulmayacaktır. (2) İncelenecek konuların her biri en iyi biçimde çözümlenecek ve gereken en çok parçaya ayırılacaktır. (3) Araştırma sürecinde en yalın ve tanınması en kolay konulardan başlanacak ve bileşik olanların bilgisine yavaş yavaş varılmaya çalışılacaktır. (4) Hiçbir şeyin dışarıda bırakılmadığından emin olununcaya kadar tam sayım yapılacak ve genel olan gözden geçirilecektir. Descartes bütün bunları düşünürken; böyle düşünen kendi’nin zorunlu olarak bir varlık olduğunu fark eder. Bu nedenle ‘‘Düşünüyorum, öyleyse varım’’ önermesinin hiçbir şüpheci tarafından sarsılamayacağını düşünerek bu önermeyi felsefesinin ilk ilkesi olarak kabul eder. Başka varoluşların hakikatlerinden şüphelenirken bir eylemde bulunmaktadır. Eylemde bulunabilmek var olmak demektir. 

KAYNAKÇA

Aydoğdu, Hüseyin. Descartes ve Felsefesi, Ankara: Pegem Akademi, 2022.

Descartes, Rene. Felsefenin İlkeleri, Çeviren Mesut Akın. İstanbul: Say Yayınları, 2008.

Descartes, Rene. Aklın Yönetimi İçin Kurallar, Çeviren Engin Sunar. İstanbul: Say Yayınları, 2013.

Descartes, Rene. Metot Üzerine Konuşma, Çeviren Atakan Altınörs. İstanbul: Bilge Kültür Sanat Yayın, 2017.

Kambouchner, Denis & Buzonz de Frederic. Descartes Sözlüğü, Çeviren Murat Erşen. İstanbul: Say Yayınları, 2012.

Yazar : Eda ÇAKMAKKAYA (Erzurum Teknik Üniversitesi)