Gökalp, Ziya

1876-1924 yılları arasında yaşamış olan Ziya Gökalp, Türk sosyolog, yazar ve fikir insanı olarak tanınır.

Hayatı ve eserleri. 23 Mart 1876’da Diyarbakır’da doğdu. Asıl adı Mehmed Ziya idi. Ziya Gökalp, Diyarbakır’da Mercimek Örtmesi iptidaisini (1883-1886), Askerî Rüştiye’yi (1886-1890), Askerî İdâdî’yi (1891-1894) bitirdi. 1895’te üniversite eğitimi için İstanbul’a giderek Mülkiye Baytar Mekteb-i Âlîsi’ne kaydoldu; ancak Diyarbakır ve İstanbul’daki siyasi faaliyetleri nedeniyle 1899’da tutuklandı. On ay Taşkışla’da, iki ay Mehterhane Hapishanesi’nde kaldıktan sonra 1900’de Diyarbakır’a sürgün edildi. 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanıyla İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Diyarbakır şubesini kurarak siyasi hayata aktif biçimde katıldı. Peymân ve Diyarbakır gazetelerinde şiir ve yazılar yayımladı. 1910’da cemiyetin genel merkez üyeliğine seçilerek Selanik’e geçti; burada İttihat ve Terakki Mekteb-i Sultanisi’nde içtimaiyat (toplumbilim) ve felsefe dersleri verdi. Tarde, Fouillée, Marx, Bergson ve Durkheim gibi düşünürlerin görüşlerinden etkilendi. 1910-1912 yıllarında Genç Kalemler dergisinde çeşitli müstear adlarla yazılar kaleme aldı. 1912’de Ergani Madeni Sancağı milletvekili seçilince İstanbul’a yerleşti. 1914’te Dârülfünun’da sosyoloji kürsüsünü kurarak ‘İçtimaiyyat Müderrisi’ titriyle ders verdi. I. Dünya Savaşı sonrası tüm vazifelerinden uzaklaştırıldı ve 1919’da Limni, ardından Malta’ya sürgün edildi. Burada Felsefe Dersleri başta olmak üzere çeşitli ders ve konferanslar verdi. Sürgünün sona ermesiyle 1921’de Diyarbakır’a döndü; 1922’de Küçük Mecmua adlı dergiyi yayımlamaya başladı. 1923’te Ankara’ya giderek Maarif Vekâleti Telif ve Tercüme Encümeni’nde görev aldı ve TBMM’de Diyarbakır mebusu oldu. Kısa bir hastalık döneminin ardından 25 Ekim 1924’te İstanbul’da vefat etti.

Başlıca eserleri arasında, Şâkî İbrahim Destanı (1908), Kızıl Elma (1914), Yeni Hayat (1918), Türkleşmek İslâmlaşmak Muasırlaşmak (1918), Felsefe Dersleri (1921), Doğru Yol (1923), Türkçülüğün Esasları (1923), Türk Töresi (1923), Türk Medeniyet Tarihi (1926); ölümünden sonra yayımlanan eserleri arasında ise Yeni Türkiye’nin Hedefleri (1956), Hars ve Medeniyet (1964), Çınarları Konuşmaları (1966) ve Malta Konferansları (1977) yer alır.

Görüşleri. Ziya Gökalp, Türk düşünce tarihinde milliyetçilik ideolojisinin sistemleştirilmesi, sosyolojinin kurumsallaşması ve modernleşme tartışmalarının biçimlendirilmesinde belirleyici rol oynamış bir düşünürdür. Eserleri, Osmanlı Devleti’nin çözülme döneminde ortaya çıkan toplumsal ve kültürel meselelere modern sosyolojiden yararlanarak çözüm üretme çabasının bir yansımasıdır.

Hars ve medeniyet ayrımı. Ziya Gökalp’ın düşüncesinin bütününde görülen Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak ilkesi, onun hars (kültür) ve medeniyet (uygarlık) ayrımına dayanan modernleşme tasavvurunun merkezinde yer alır. Bu ayrım, Türkiye’nin Batı uygarlığını taklit etmeksizin, kendi kültürel değerleri üzerinde yükselerek modernleşmesi gerektiği yönündeki tezinin temelini oluşturur.

Türkleşmek, İslamlaşmak, muasırlaşmak. Ziya Gökalp’ın Osmanlı’nın çözülme dönemine verdiği düşünsel cevap Türkleşmek, İslamlaşmak, muasırlaşmak eseri üzerindendir. Ona göre Türk toplumu milli kültürünü güçlendirmeli, İslam ahlakı ve toplumsal dayanışma değerlerini korumalı, aynı zamanda çağdaş uygarlığın bilimsel ve teknik birikimini benimsemelidir. Ziya Gökalp’a göre bu üç unsur birbiriyle çelişmez; aksine uyum içinde bütünleştiğinde toplumsal gelişme mümkün hâle gelir.

Millet tanımı. Ziya Gökalp, Türk milletini ‘ırkî, kavmî, coğrafî, siyasî veya iradî bir topluluk değil; ortak kültüre sahip olan, duyguda, düşüncede, terbiyede ve estetikte birleşmiş insanlar topluluğu’ olarak tanımlar. Bu yaklaşım, ırk temelli milliyetçilik anlayışlarına karşı kültür eksenli ve sosyolojik bir milliyetçilik yorumunu ifade eder.

Düşünsel kaynakları. Ziya Gökalp’ın düşünsel gelişimi, çocukluk ve gençlik yıllarında etkileşimde bulunduğu kişiler ve dönemin entelektüel ortamıyla şekillenir. Amcası Hasip Efendi sayesinde Gazali, İbni Sina, İbni Rüşd, İbni Arabî ve Farabi gibi İslam filozoflarını tanıyarak doğu düşüncesiyle; Dr. Abdullah Cevdet aracılığıyla Avrupa’daki materyalist felsefe ve sosyoloji akımlarıyla tanışır. Hocası Dr. Yorgi Efendi ona Fransızcayı öğretir ve Batı felsefesine ilgisini artırır. Ayrıca Babası Tevfik Efendi’nin doğu-batı ilimlerini birlikte kavrama telkini, hocası Dr. Yorgi Efendi’nin inkılabın millî ruha uygun olması görüşü ve Naim Bey’in meşrutiyet düşüncesi, Ziya Gökalp’ın fikir dünyasını şekillendirir. Bu çok yönlü etkilenmeler sayesinde Ziya Gökalp, Türk milletinin psikolojisini ve sosyolojisini araştırmayı amaçladığından öncelikle bu ilimlerin temel ilkelerini öğrenmeye yönelmiş; böylece kendi sosyolojik ve düşünsel sisteminin temellerini atmıştır.

Öte yandan Ziya Gökalp’ın düşünsel ilerleyişi, dönemin siyasal-entelektüel ortamıyla yakından ilişkilidir. Başlangıç döneminde Tarde, Le Bon ve Fouillée’yi incelemiş; özellikle Fouillée’nin ‘fikir-kuvvet’ kuramı aracılığıyla toplumsal değişmede fikirlerin belirleyici rolü üzerinde durmuştur. Bu etkiler, Ziya Gökalp, Durkheim’ın pozitivist idealizmini benimseyene kadar sürmüştür. O, Durkheim’dan toplumsal dayanışma, işbölümü ve toplumsal bütünleşme kavramlarını alır. Literatürde, onun Bergsoncu sezgicilikten milletin ‘ruh’ ve ‘beden’ olarak ikili bir yapıya sahip olduğu düşüncesini devraldığı; Kant’ın görev (vazife) ahlakını birey–toplum ilişkisi bağlamında kullandığı; Rousseau’nun normatif siyasal yaklaşımını benimsediği; Comte’un pozitivist bilgi anlayışından etkilendiği belirtilir.

Mirası ve etkisi. Ziya Gökalp, Durkheim’ın Comte’tan aldığı ve sistemleştirip bir kurala bağladığı pozitivist sosyolojiyi Türkiye’ye uyarlayarak 20. yüzyıl başında sosyolojinin kurumsallaşmasına öncülük etmiştir. Türkiye’de ilk sosyoloji kürsüsünü kurmuş ve Cumhuriyet’in kültür, dil ve eğitim politikalarının oluşumunda etkili olmuştur. Milliyetçilik, toplum-birey ilişkisi, laiklik ve kurumsallaşma konularında önemli katkıları bulunmaktadır.

Ziya Gökalp, milliyetçiliğin kültürcü yorumunu geliştirmekle takdir edilirken; pozitivist yaklaşımı, toplumsal sorunları aşırı işlevselci biçimde açıklaması ve modernleşme modelinin bazı yönleri çeşitli eleştirilere konu olmuştur. Bu eleştiriler, Ziya Gökalp’ın hem düşünsel etkisini hem de Türkiye’deki modernleşme tartışmaları içindeki özgün konumunu daha görünür kılar.

KAYNAKÇA

Bıçak, Ayhan. “Ziya Gökalp’ın felsefe anlayışı”. Kutadgubilig Felsefe Bilim Araştırmaları Dergisi, XVIII, 51-71. 2010.

Evren, Mehmet. “Ziya Gökalp’in Etkilendiği ve Etkilediği Şahsiyetler”. (H.Ö. Özden, G. Çopur, Ed.), Ziya Gökalp içinde (s. 201-215). İstanbul: Ihlamur Kitap, 2024.

Heyd, Uriel. Türk ulusçuluğunun temelleri. çev. Kadir Günay. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, 1979.

Parla, Taha. Ziya Gökalp, Kemalizm ve Türkiye’de korporatizm. çev. Füsun Üstel, Sabri Yücesoy, İstanbul: İletişim Yayınları, 2001.

Ülken, Hilmi Ziya. Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi. İstanbul: Ülken Yayınları, 1992.

Ziya Gökalp. Felsefe Dersleri, Sad. ve Yay. Haz.: Ali Utku-Erdoğan Erbay, Çizgi Kitabevi, Konya. 2006.

Ziya Gökalp. Küçük Mecmua Yazıları, 3. Basım. İstanbul: Ötüken Neşriyat, 2023.

Ziya Gökalp. Terbiyenin Sosyal ve Kültürel Temelleri I, Rıza Kardaş, İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1992.

Ziya Gökalp. Türkçülüğün Esasları. İstanbul: Varlık Yayınları, 1968.

Ziya Gökalp. Türkleşmek, İslâmlaşmak, muasırlaşmak. Haz. İ. Kutluk. Kültür Bakanlığı Yayınları, 1976.

Yazar : Mehmet EVREN (Aksaray Üniversitesi)