haklı savaş

[İng. just war] [Yun. δίκαιος πόλεμος] [Lat. bellum iustum] [Alm. gerechter Krieg] [Fr. guerre juste]

Haklı savaş kavramı Antik Yunanca’da “adalete uygun”, “haklı” gibi anlamlara gelen dikaios (Yun. δίκαιος) ve savaş anlamına gelen polemos (Yun. πόλεμος) sözcüklerinden türetilmiştir. Haklı savaş düşüncesi siyasi yapıların ne zaman ve hangi durumlardan hareketle birbirlerine karşı haklı bir savaş başlatabileceğini, savaş esnasında haklı bir şekilde yapılabileceklerin sınırlarını ve savaş sonrası süreçte haklı bir şekilde nelerin yapılabileceğini tartışarak savaş olgusunu sınırlandırmaya çalışan düşünce ve uygulamalar bütünü olarak ifade edilebilir. Bu açıdan savaş olgusu haklı savaş düşüncesi geleneğinde üç açıdan ele alınmış ve genellikle Latince şu üç tabirle ifade edilmiştir: i) Jus ad Bellum (Savaş Açarken Haklılık), ii) Jus in Bello (Savaş Esnasındaki Haklılık), iii) Jus post Bellum (Savaş Sonrasında Haklılık).

1.(Antik Yunan Döneminde) Siyaset felsefesi tarihinde haklı savaş (Yun. δίκαιος πόλεμος/dikaios polemos) kavramını ilk defa Aristoteles (M.Ö 384–322) Politika eserinde tartışmıştır. Aristoteles’e göre bazı kimseler “doğa gereği köle” (Yun. φύσει δοῦλοι) öte yandan bazı kimseler ise “doğa gereği efendi” (Yun. ἄρχον φύσει) olarak vardır. İşlevleri sadece bedenlerini kullanmaktan ibaret olan ve akıl yetisinden (Yun. λόγου) yoksun olan kimseler doğa gereği köle olup bunların yönetilmesi gerekir; bu yetiye sahip olanlar ise doğa gereği efendi olup yöneten kimseler olmalıdır. Bu durum ona göre köleler için hem faydalı hem de adil bir durumdur. Öte yandan doğa gereği yönetilmesi gereken kimselerin doğa gereği yönetmesi gereken efendilerin boyunduruğu altına girmeyi reddetmeleri durumunda bunlara karşı haklı bir savaş başlatılmalıdır.

2.(Roma Döneminde) Romalı filozof Marcus Tullius Cicero (M.Ö 106–43) haklı savaş düşüncesinin Roma dönemindeki temel referans kaynağıdır. Ona göre hukuku, bunun en temel gereği olan adaleti tesis etmek için Stoacı anlamdaki doğaya (Lat. natura) başvurmamız gerekir. Cicero bu nedenle savaşın haklılığını doğal hukuk (Lat. ius naturale) düşüncesine müracaatla temellendirir. Cicero’ya göre savaşı haklı kılan başlıca nedenler; gücü güç ile püskürtme, haksızca alınan bir mülkiyeti geri alma, işlenen haksızlıkların cezalandırılması, devletin onuru ya da güvenliği ve şan elde etmektir.

3.(Ortaçağ Döneminde) Ortaçağ düşüncesinde Cicero’dan oldukça etkilenmiş Aziz Augustinus (354–430) da haklı savaş düşüncesine katkıda bulunmuştur. Onun temel katkılarından biri haklı savaşın şu tanımını yapmış olmasıdır: Haklı savaş, haksızlıkların cezalandırıldığı savaşlar şeklinde tanımlanır (Iusta autem bella ea definiri solent quae ulciscuntur iniurias).  Öte yandan Ortaçağ felsefesinde savaşın haklılığını sistematik bir tarzda ortaya koymuş en etkili kanonik figür Thomas Aquinas (1225–1274)’tır. Doğal hukuk düşüncesi Aquinas için de savaşın haklılığının dayanması gereken epistemik temeldir. Ona göre bir savaşın haklı olabilmesi için üç şey gereklidir: Meşru otorite (Lat. auctoritas principis), haklı neden (Lat. causa iusta) ve iyi niyet (Lat. intentio recta).

4.(Modern Dönemde) Modern dönemde savaşa doğal hukuk ve uluslararası hukuk düşüncesi merkezinde haklı bir çerçeve teklif eden en önemli kişi ise Hollandalı filozof Hugo Grotius (1583-1645)’tur. O savaşı üçe ayırır: kamusal savaş, özel savaş, karma savaş. Tıpkı Augustinus’un haklı savaş tanımında belirttiği üzere Grotius için de maruz kalınan haksızlıktan başka savaşı haklı kılan bir durum yoktur. Ona göre savaş başlatmayı haklı kılan başlıca nedenler şöyledir: i) kendini savunma, ii) mülkiyet konusunda yaşanan haksızlıkların veya sözleşme kaynaklı borçların tazmin edilmesi, iii) doğal hukuk ve uluslararası hukuku ihlal eden suçların cezalandırılması, iv) müttefikleri savunma ve v) bir halkı tabi olduğu devletin bariz zulmünden özgürleştirmek.

5.(Çağdaş Dönemde) Haklı savaş düşüncesi çağdaş dönemde hem reel politik hem de felsefede yerini koruyan bir kavramdır. Amerika Birleşik Devletleri yakın siyasi tarihinde kendi yürüttüğü savaşların meşruiyetini çok defa bu kavrama dayandırmaktadır. Siyaset felsefesi açısından ise John Rawls (1921-2002) Halkların Yasası eserinde haklı savaş düşüncesi konusunda önemli bir tartışma yürütmüştür. Rawls bu eserinde dünyadaki devletleri farklı kategoriler üzerinden tasnif eder. Bunlar i) Liberal Halklar, ii) Düzgün Hiyerarşik Halklar, iii) Yasa Tanımaz Devletler, iv) Zorluk İçindeki Toplumlar ve v) İyiliksever Mutlakiyetçi Rejimler. Rawls’un haklı savaş düşüncesinin odak noktasında yasa tanımaz devletler yer almakta olup bunlara karşı savaşın hangi durumlarda haklı olabileceğini tartışmaktadır.

KAYNAKÇA

Aristoteles. Politika. çev. Ö. Orhan. İstanbul: Pinhan Yayıncılık, 2018.

Azak, Musa. “The Influence of Aristotle’s Political Philosophy on the Spanish Colonial Wars: Juan Ginés de Sepúlveda and His Just War Thought.” Medeniyet ve Toplum Dergisi 9/2 (2025): 153–170.

Azak, Musa. “İspanyol Hâkimiyeti ve Savaş Şiddetinin Siyaset ve Hukuk Felsefesine Müracaatla Haklılaştırılması: Francisco de Vitoria ve Haklı Savaş Düşüncesi.” Temaşa Felsefe Dergisi 23 (Haziran 2025): 142–156.

Azak, Musa. Platon’dan Hugo Grotius’a Haklı Savaş Düşüncesi Üzerine Eleştirel Bir İnceleme. Doktora tezi, İnönü Üniversitesi, 2023.

Cicero, Marcus Tullius. Devlet Üzerine. çev. C. Cengiz Çevik. 2. bs. İstanbul: İthaki Yayınları, 2018.

Grotius, Hugo. Savaş ve Barış Hukuku (De Jure Belli ac Pacis) – Seçmeler. çev. Seha L. Meray. Ankara: Ankara Üniversitesi Basımevi, 1967.

Rawls, John. Halkların Yasası ve “Kamusal Akıl Düşüncesinin Yeniden Ele Alınması”. çev. Gül Evrin. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2006.

Yazar : Musa AZAK (Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi