insan hakları
[Alm. Menschenrechte] [Fr. droits de l'homme] [İng. human rights ]
Genel tanımı. İnsan hakları kavramını tanımlarken üç ayrı düzlemden bahsetmek gerekir. Birinci tanım düzlemi hukukidir. Bu bağlamda 1948 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen ve uluslararası insan hakları hukukunun temelini oluşturan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer alan 30 maddede sayılan yaşam hakkı, adil yargılanma hakkı, özel hayatın gizliliği, serbest seyahat hakkı, mülkiyetin korunması, düşünce ve ifade özgürlüğü vb. insanın doğuştan getirdiği ve yalnızca insan olmaya dayanan özgürlüğünden ve haysiyetinden kaynaklanan, bunları korumayı amaçlayan ve herkesle eşit olarak sahip olduğu haklardan bahsedilebilir. Bu bakımdan insan hakları insan özgürlüğünü ve haysiyetini korumayı amaçlayan, uluslararası anlaşmalarla ve taraf ülkelerin yasalarıyla da güvence altına alınan haklardır. İnsan haklarının ikinci tanım düzlemi ise felsefidir. Felsefi düzlem hakların rasyonel temellendirmesiyle ilgilendiği için, bu düzlemdeki bazı yaklaşımlar hukuki olarak tanınan hakların temellendirilmesini esas alırken bazıları da kendi evrensel hak (insan olmaktan kaynaklanan, doğuştan gelen hak) tanımlarından hareketle mevcut listeyi genişletme ya da onun bir kısmına odaklanmayı seçebilmektedirler. Felsefi açıdan insan hakları haysiyeti koruma üzerine temellendirilebileceği gibi kendini gerçekleştirme ya da temel ihtiyaçlar vb. üzerine de inşa edilebilir. Son tanım düzlemi olarak toplumsal hareketler de felsefi ve hukuki düzlemden tamamen bağımsız olmamakla birlikte esas olarak hakların hukuk yoluyla güvence altına alınması ya da güvence altındaki hakların uygulanması bakımından insan haklarının aktüalize olmasını mümkün kılar. Bu anlamda, özellikle 1970’li yıllardan itibaren doğal kaynakların korunması, kıtlıkla mücadele, savaş karşıtlığı, yerli hakları ve kadın hakları gibi aktivizm alanlarında yürütülen faaliyetler insan haklarının tanımını ve kapsamını genişletme yönünde itici güç haline gelmişlerdir.
Kökeni ve çağdaş gelişmeler. İnsan haklarının kökeni ve güncel durumuna dair söylenecekler de yine üç düzlemi birlikte barındırır. Her ne kadar insanın doğa ya da Tanrı’dan kaynaklı, evrensel ve özü gereği birtakım haklara sahip olduğu fikri Aristoteles ya da Geç Dönem Stoacılara kadar geri götürülebiliyor olsa da antik fikirlerin hukuki ve pratik sonuçlarının neredeyse hiç olmaması bu fikirleri birer nüve olmakla yetinmek zorunda bırakır. Dolayısıyla, köken tartışmasına temel teşkil etmesi gereken düşünürlerin, kitle hareketleri ve savaşlar aracılığıyla yapılan devrimlerin birer sonucu olan ve insan haklarının modern manada en etkili ve öncü belgeleri sayılabilecek (İngiliz Şanlı Devrim’inin ardından ilan edilen) 1689 Haklar Beyannamesi, (Fransız Devrimi’nin ardından ilan edilen) 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ve (Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın ardından ilan edilen) 1791 Amerikan Haklar Bildirgesi’nin arkasındaki düşünürler olması gerektiği öne sürülebilir. Bu durumda çağdaş insan hakları (doğuştan getirilen, devredilemeyen ve devlet otoritesine ve diğer hak sahiplerinin sınır aşımına karşı korunması gereken bireysel haklar) kavramının ilk gerçek örneklerinin John Locke, Jean-Jacques Rousseau ve Thomas Paine başta olmak üzere pek çok Aydınlanma filozofunda bulunacağı söylenebilir. Uzun XVIII. yüzyılın ürünü olan bu gelişmelerden sonra insan haklarının günümüzdeki konumuna ulaşmasındaki daha yakın kırılma noktası yaşanan iki dünya savaşı olmuştur. İki savaş sırasında tanık olunan hem orduların birbirine hem de silahsız sivillere karşı yönelttiği şiddetin boyutlarının tarihte görülmemiş bir düzeyde olması bireylerin orantısız şiddet ve totalitarizmden korunmasına yönelik uluslararası tedbirler alınması ihtiyacını uyandırmış ve bu süreç İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin (1948) kabulüyle insan hakları kavramını uluslararası hukuka geri dönülmez bir biçimde sokmuştur. Bunu takip eden yaklaşık 80 yıl boyunca yaşanan çevresel, ekonomik, askeri vb. toplumsal olaylar ise hem uluslararası kamuoyunun farklı insan haklarını korumaya yönelik özel önlemler alma yönünde otoritelere baskı yapmasına hem de Hannah Arendt’ten Martha Nussbaum’a Amartya Sen’den Ronald Dworkin ve Richard Rorty’ye pek çok farklı gelenekten gelen düşünürü haklar konusunda düşünmeye teşvik etmiştir.
Eleştiriler. İnsan hakları en başından bu yana pek çok eleştirinin hedefi olmuştur. Felsefi, hukuki ve toplumsal düzlemler arasındaki çelişkilerin de buna zemin hazırladığı söylenebilir. İnsan hakları kavramına yönelik belki de en yaygın eleştiri ahlaki görecelilik temellidir. Eleştiri temelde, insan hakları kavramına ve hukuki uygulamalarına temel teşkil eden ahlaki evrenselliğin bulunmadığı, “evrensel” adı verilen normların da aslında bir kültürün kendi kültürünün normlarını diğer kültürlere dayatması olduğu fikrine dayanır. Bu eleştiri, insan haklarına yönelik bir başka yaygın eleştiriyle kol kola ilerler. Buna göre insan hakları, hak savunucusu rolünü üstlenen ülkelerin başka ülkeleri insan haklarını ihlal ettikleri gerekçesiyle uluslararası hukukun ve diplomasinin araçlarını kullanarak ekonomik ve diplomatik olarak zor durumda bırakma aracıdır – üstelik hak savunucusu rolündeki ülkeler de insan haklarına (bazılarına ya da tümüne) duyurusunu yaptıkları derecede hassas olmayabilmektedirler. Düzlemler arasındaki bir diğer tipik gerilim de hakların sınırlarına dairdir. Özellikle son yirmi yılda insan hakları gerekçe gösterilerek terör suçları, cinsel suçlar ya da organize suçlar gibi toplumun büyük bölümünün tepkisini çeken suçlarda suçluların adil yargılanması ve suçlulara yönelik insan haklarına aykırı muamelelerin cezalandırılması toplumun tepkisini çekmekte ve insan haklarının belli kesimler tarafından sürekli olarak eleştiri konusu edilmesine yol açmaktadır.
KAYNAKÇA
Clapham, Andrew. Human Rights: A Very Short Introduction. New York: Oxford University Press, 2007.
Fagan, Andrew. “Human Rights”. Internet Encyclopedia of Philosophy. https://iep.utm.edu/hum-rts/. Erişim tarihi 23 Eylül 2025.
“İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, https://www.ohchr.org/en/human-rights/universal-declaration/translations/turkish-turkce?LangID=trk. Erişim tarihi 23 Eylül 2025.
Nickel, James ve Adam Etinson. “Human Rights”. Stanford Encyclopedia of Philosophy. https://plato.stanford.edu/entries/rights-human/. Erişim tarihi 23 Eylül 2025.
Yazar : Ali Furkan ARICIOĞLU (Karamanoğlu Mehmetbey Üni.)