Lefort, Claude

21 Nisan 1924 (Paris)-3 Ekim 2010 (Paris) tarihleri arasında yaşamış Fransız Filozof.

Yaşamı. Lefort, politik olaylar karşısındaki tavrını ve felsefesini birlikte biçimlendirmiş bir filozoftur. 1940’lı yılların başında Almanya’nın Paris’i işgali sırasında Carnot Lisesi’nde eğitim görürken hocası filozof ve fenomenolog Maurice Merleau-Ponty’den fenomenoloji ve Marksizm konusunda etkilenmiştir. Bu düşünsel ilişkisini Merleau-Ponty’nin 1961 yılında ölümünün ardından eserlerinin editörlüğünü üstlenerek devam ettirmiştir. 1944 yılında Troçkist eğilimli Enternasyonal Komünist Partisi’ne katılmış, aynı yıl Paris I-Panthéon Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden mezun olmuştur. 1946 yılında filozof Cornelius Castoriadis ile tanışmış ve birlikte 1948’de anti-Stanilist bir grup ve dergi olan Socialisme ou Barbarie’yi (Ya Sosyalizm Ya Barbarlık) kurmuştur. 1949-1951 yılları arasında Nîmes ve Reims’te öğretmenlik yapmış ve 1953-1954 yıllarında São Paulo Üniversitesi’nde çalışmıştır. 1958 yılında Castoriadis ile devletçi-Leninist eğilimler üzerine yaşanan teorik bir polemik nedeniyle bu çevreden ayrılmıştır. Bu ayrılıktan sonra yaklaşık on beş yıl boyunca Paris I-Panthéon Sorbonne Üniversitesi’nde Raymond Aron danışmanlığında yürüttüğü doktora tezi olan Le Travail de l’oeuvre Machiavel (1972) adlı özgün çalışmasına yoğunlaşmıştır. Lefort, tezin de olduğu gibi genel olarak felsefi düşüncesinde de bir filozofun eserinin sabitlenemeyeceğini, aksine yeni politik olgularla karşılaşıldığında tekrar ve tekrar filozofa geri dönülmesi gerektiğini belirtmiştir. 1966-1971 yılları arasında Caen Normandie Üniversitesi’nde profesörlük yaparken felsefesinde belirleyici olan Mayıs 68 olaylarını yakından izlemiş, Aron’un bu hareketi otoriteyi temsilen her şeye yönelmiş bir saldırı olarak yorumlaması nedeniyle aralarında görüş ayrılığı oluşmuştur. 1976-1989 yılları arasında aralarında Paris’teki École des hautes études en sciences sociales’te profesör ve direktör olarak çalışmış, Merkez’deki Raymond Aron Politik Araştırmalar Merkezi’nin kuruluşunda yer almış ve ölümüne kadar üyesi olmuştur. Ayrıca 1959-1976 yılları arasında çeşitli dönemlerde Centre national de la recherche scientifique’de çalışmalarda bulunmuştur.

Düşüncesi. Lefort, sadece felsefe tarihinin klasik ve güncel metinlerinin değil politik felsefeyi biçimlendiren geniş düşünsel geleneğin dikkatli bir okuyucusudur. Düşüncesi hem klasik filozoflarla hem de kendi döneminin düşünürleriyle kurduğu sürekli bir diyalog içinde şekillenmiştir. Machiavelli, Marx ve Merleau-Ponty bu bağlamda merkezi figürlerdi ancak Étienne de La Boétie, Aleksander Soljenitsin, Alexis de Tocqueville, Jules Michelet, George Orwell, Marcel Mauss, Pierre Clastres, Marcel Gauchet, Leo Strauss, Martin Malia, François Furet ve Hannah Arendt de bu düşünsel çerçevede önemli referans noktalarıdır. Lefort’un düşüncesini etrafında örgütlendirdiği yazının (Fr. écriture) temelde iki nedeni vardı. Bunlardan ilki sadece felsefe metinlerinde değil edebiyat ve sanat eserlerinde de politik olanın işaretlerini aramaktır. Çünkü toplumların kendilerini nasıl kurduğunu anlamak sadece kuramsal metinlerin değil kültür ve tarih üretiminin bütününü yorumlamayı gerektirir. İkincisi ise, Leo Strauss’un teşhisini andıran bir biçimde 20.yüzyılda politika felsefesi üzerine dolayısıyla özgürlük üzerine düşünmeyi unutan filozoflara karşılık politika felsefesinin tüm kavram cephanesini ampirik ve kurumsal düzeyde politik olgular için ele alan siyaset bilimcilere ve sosyologlara karşın canlandırmaya çabalamaktır. Bu çabanın merkezinde aynı zamanda birbiriyle örtüşen bir yanlışı açığa çıkarma tutumu saklıdır. Bu tüm politika felsefesini tarihi boyunca politika (Fr. La politique, İng. Politics) ve araçlarıyla açıklama girişimlerinde politik olanın (Fr. Le politique, İng. The political) gözden kaçırılması ve hatta çoğu zaman birbirlerinin yerine kullanılmış olmasıdır. Politika hükmetme biçimleri, kurumlar, partiler, seçimler, yasama ve yürütme süreçleri ile bürokratik işleyişler gibi politik sistemde belirleyici olan stratejik, kurumsal, teknik ve yönetimsel sistemler hatta gündelik politika dediğimiz süreçlerin hepsidir. Buna karşılık politik olan ise toplumların bölünme ve ihtilaf ile birliklerini ve varoluş tarzlarını sembolik olarak kurmalarıdır. Ontolojik bir kategori olarak politik olan doğrudan görünür değildir ancak onun ontik gerçekleşme alanı olan politika aracılığıyla görünürlük kazanır. Lefort okumalarında ve yazıyla kurduğu irtibatta daha önce deneyimlenmemiş biçimde politik varoluş tarzımızı belirleyen politik olan kavramıyla eleştirdiği akımlar ya da düşünce biçimleri karşısında politika felsefesini yeniden kuran bağları keşfeder. Lefort’un bu iki amacı, onun felsefesindeki iki ayrı dönemin şekillenmesini de sağlamıştır. Erken dönemde, 1940ların sonu ve 1950lerde Marksizm, Stanilizm ve bürokratik tahakküm araçlarını incelemiş; Merleau-Ponty aracılığıyla katıldığı Les Temps Modernes çevresinde yazılar yayımlamıştır. Ancak Jean-Paul Sartre’ın Fransız Komünist Partisi’ne yönelik savunusunun ardından Stanilist rejimi değerlendirmesinde bürokratikleşme konusunda yaşanan görüş ayrılıkları nedeniyle çevreden ayrılmıştır. Bu süreç politikayı bir üst yapı olarak gören Marksizmin eğilimleri ve politik olguları nesnelleştiren yapısalcılık yaklaşımları hakimiyeti altındaki Fransız sol düşüncesi ile bir hesaplaşmaya girmesine yol açmıştır. İkinci döneminde ise Mayıs 68 olayları ve Doğu Avrupa’daki toplumsal hareketlerin yarattığı insan hakları mücadelelerinin politik olan için yeni tezahür eden alanlar olarak gözlemlediğini özellikle La Brèche: Mai 68 kitabında yazmıştır. Aleksander Soljenitsin’in Gulag Takımadaları’nın 1973 yılında yayımlanması ve Aron aracılığıyla Hannah Arendt’in eserlerinin Fransız entelektüel çevrelerinde tanınmasıyla beraber onun politik olan ve politika arasında yaptığı ayrımı da modern demokrasi ve totalitarizm eleştirilerinin kuramsal temelini oluşturdu. Lefort’un özgün katkıları arasında yer alan demokrasilerde iktidarın boş yeri (Fr. le lieu vide du pouvoir) ve kesinlik işaretlerinin çözülmesi kavramları bu çalışmalarının sonucudur. Demokrasi ve totalitarizmi birbirinin karşı devrimi olarak yorumlayan Lefort ayrıca çağımızın en büyük politik olayı olarak gördüğü totalitarizmi sadece tarihsel olarak kapanmış bir rejim türü olarak görmez. Çünkü totalitarizm, toplum ve iktidarı yeniden özdeşleştirerek her an modern demokrasinin boş yerini doldurma girişimidir. Kesinlik işaretlerinin kaybolduğu bir rejim olan totalitarizm önce etkisini ekonomik ve kurumsal alanlarda daha sonra toplumsal yaşamın, bilimin ve bilginin tüm alanlarında gösterir. Demokrasinin özsel olarak haklara dayalı bir rejim olması ve iktidarın yerinin boş olması totaliter ataklar için cazip ise de aslında bu sabitlenemezlik bir yandan da demokrasiyi dönüşen ve gelişen politik olan ve insan haklarıyla ilişkilendirmektedir. Demokrasi, politik olanın sembolik olarak kuruluşudur ve üretici gücü insan haklarıdır. İnsan hakları, toplumun kendi bölünmüşlüğünü görünür kılan ve iktidarın mutlaklaşmasını engelleyen dinamik politik bir süreçtir. Hatta totaliter rejimlerde bile Lefort’un ifadesiyle sınırları zorlayan müdahalelerdir. Lefort’un felsefi mirasını bir araya getiren en kapsamlı yayınlardan biri 1945-2025 yılları arasında kalem aldığı daha önce derlenmemiş yazılarından oluşan Le temps présent. Écrits 1945–2005 başlıklı seçkisidir.  

Kaynakça

Lefort, Claude. Essais sur le politique XIX-XXSiècles. Paris: Éditions du Seuil, 1986.

Lefort, Claude. Écrire A l’épreuve du Politique. Paris: Calmann-Lévy, 1992.

Lefort, Claude. Le Temps Présent Ecrits 1945-2005. Paris: Belin, 2007.

Lefort, Claude. Demokratik İcat. Çeviren Alican Candoğan. İstanbul: Runik Kitap, 2023.

Yolsal Murteza, Eylem. “Claude Lefort: Siyasallığın İşaretleri”. Felsefi Düşün Akademik Felsefe Dergisi. Sayı 4. Nisan 2015: 221-236.

Yolsal Murteza, Eylem. “Claude Lefort: Modern Demokrasilerde Politik Teolojinin Mümkünlüğü”. Politik Teolojiler Mümkün müdür? içinde, 95-112. Editörler Funda Günsoy ve M.Ertan Kardeş. Bursa: Sentez Yayıncılık, 2025.

Yazar : Eylem YOLSAL MURTEZA (Kırklareli Üniversite