Makyavelizm
[Tr. Alt. Makyavelcilik] [Alm. Machiavellismus] [Fr. machiavélisme][İng. Machiavellianism]
Genel tanımı. Makyavelizm, Niccolò Machiavelli’nin politika ve ahlak üzerine geliştirdiği düşüncelerden türemiş bir kavramdır. Kavram, genellikle, politik hedeflere ulaşmak için her türlü aracı meşrulaştıran bir yaklaşımı tanımlamak için kullanılır. “Amaca giden her yol mübahtır” ifadesi bu fikrin temelinde yer alır. Bu ifadeye göre gücü elde tutmak için gerektiğinde ahlaki kaygılar ve değerler geri plana atılabilir. Makyavelizm, amaçların en üstün ilke olarak belirlenmesi yaklaşımını benimser ve prensin eylemlerinin meşruiyeti, iktidarını koruma ve artırma hedefi üzerinden ele alınır. Prens, bu hedeflere ulaşmak için kurnazlık ve acımasızlık dahil her türlü aracı kullanabilir, zira bu gayri ahlaki politikaların ardındaki tek gerekçe, sadece prensin çıkarı olup, bu eylemler ortak yarar uğruna haklı çıkarılamaz.
Makyavelizm düşüncesi, Machiavelli’nin politik düşüncesini, ahlak ve din alanından köklü bir biçimde özerkleştirmesi fikrine dayanmaktadır. Machiavelli yapıtlarında tahayyül edilen prenslik ve cumhuriyetler hakkında değil, fiilî hakikate (verità effettuale) odaklanarak, hayali olanlardan ziyade fiilen var olan şeylerle ilgilenmiştir. Bu durum, ahlaki ayrımların soyutlanmasıyla “bilimsel” bir yaklaşıma ve gayri ahlaki ve din dışı bir öğretiye yol açmıştır. Bu kopuş, iktidar sorununa dair analizi tamamen fiili hakikat zeminine taşır; bu alan, geleneksel olarak iyi ve kötünün mutlaklığına dayanan moral ilkeler yerine, şeylerin dinamik ve akışkan belirleyiciliğine odaklanır.
İnsan Doğası, İktidar ve Güç. Machiavelli’ye göre, bütün insanlarda özsel bir belirlenim vardır. İnsan doğası gereği bencil ve sadece kendi refahıyla -güvenliği, rahatı, itibarı vb.- ilgilidir. Machiavelli, bireysel insan doğası fenomeni kadar insanlar arası ilişkiler alanının da iyi ve kötünün karmaşık bir aradalığını ürettiğini vurgular. Bu noktada toplumun güvenliği, iyi olma zorunluluğunu ortadan kaldıracağından, insanlar ancak yasalar aracılığıyla iyi kalabilirler.
Machiavelli’ye göre yöneticinin başarısı, klasik anlamdaki ahlaki erdemlerden ziyade yetenek, strateji, irade kuvveti ve cesaretin birleşimi olan Virtù’ya ve Fortuna’ya (Talih) bağlıdır. Başarılı bir prens, zamanın koşullarına göre davranma yeteneğine sahip olmalıdır.
Bu bağlamda insan doğası ve iktidar fikri, Makyavelizmin temellerinde yer alır. İnsanlar doğal olarak iyiye yönelmediğinden, toplum içinde yaşayan bireyler ancak başka insanlardan kaynaklanan bir korkuya neden olan bir zorlamayla iyi kılınabilir ve iyi tutulabilir. İnsanların iyi iş görmesini sağlayan temel zorunluluk, korkudur; bu, kişinin hayatını koruma ihtiyacından kaynaklanan temel korkudur. Bu nedenle, prensin eylemlerinin meşruiyeti artık ahlaki veya aşkın bir kaynaktan değil, çoğunluğun kötülüğüne hatırı sayılır ölçüde uyum sağlamak zorunda olan ve fiili hakikatin dinamik zeminine göre hareket eden bir iktidar sanatından kaynaklanır. Bu sayede Machiavelli, prensin kendi güvenliği ve şanıyla özel olarak ilgilenmesinin, doğru şekilde yönlendirildiği takdirde, onu iyi bir prens yapmaya yeteceğini ve hatta ebedi bir şan kazandırabileceğini ileri sürebilir. Bu bağlamda Antik bilgelik ve erdem formu, iktidar pratikleri için yetersizdir. Bu politik özerkleşme ve amaçlara ulaşmak için zorunlu olan kötü eylemlerin kabulü, Machiavelli’nin öğretisinin gayri ahlaki ve din dışı olarak nitelendirilmesine yol açar. Nitekim Prenslere, insan ve hayvan doğalarının her ikisini de kullanmaları tavsiye edilmektedir. Machiavelli, prenslerin hayvanı taklit etmelerini, özellikle de tilkinin (kurnazlık) ve aslanın (güç) kişiliğini kullanmalarını söyler.
Machiavelli Prens’te prenslikleri, Söylevler’de ise cumhuriyetleri ele alır. Söylevler’de cumhuriyetlerin prensliklerden üstün olduğunu açıkça belirtir. Yasalı cumhuriyetler, prensliklerden üstündür, ortak yarar sadece cumhuriyetlerde gözetilir. Bu bağlamda Machiavelli, erdemin ve özgürlüğün vazgeçilmez olduğu bir cumhuriyeti savunan bir cumhuriyetçi olarak kabul edilebilir. Makyavelizm iddiası bu bağlamda Machiavelli’nin cumhuriyetçiliğini göz ardı eder ve Prens’i indirgemeci bir perspektiften yorumlar. Bu nedenle Machiavelli’nin politik sistemi, psikolojiden, ahlak felsefesine, politik felsefeden, uluslararası ilişkilere kadar kullanım alanı bulan bu kavramın kökeni olarak işaret edilse de Machiavelli’nin düşüncesi bu doktrine indirgenemez. Geleneksel olarak Machiavelli’yi kötülüğü öğreten bir öğretmen olarak tasavvur etme stratejisi Floransalı düşünürün düşüncesinin zenginliğini ve çeşitliliğini sınırlandırır. Makyavelizm, ağırlık olarak Machiavelli’nin yaşamı sonrasında yaygınlaşmış ve kullanım alanı bulmuş bir kavramdır. Machiavelli bu kavrama kendi metinlerinde yer vermemiştir. Ayrıca Machiavelli’nin alanların otonomisi fikri gereği politikaya içkin bir kavrayışı ahlak alanına veya özneler arası ilişkiye indirgeyen bir perspektif sunmadığını vurgulamak önemlidir.
KAYNAKÇA
Dietz, Mary G. “Trapping the Prince: Machiavelli and the Politics of Deception”. American Political Science Review, cilt 80, sayı 3 (1986): 777-799.
Machiavelli, Niccolo. The Prince. Çeviren Harvey C. Mansfield. 2. baskı. Chicago: The University of Chicago Press, 1998.
Machiavelli, Niccolo. Titus Livius’un İlk On Kitabı Üzerine Söylevler. Çeviren Alev Tolga. İstanbul: Say Yayınları, 2009.
Yazar : Arda TELLİ (İstanbul Üniversitesi)