paradigma

[Alm. Paradigma] [Fr. paradigme] [İng. paradigm]

Genel olarak bir durumu veya örneği, bir şeye bakış tarzını ifade eder. Özel olarak da bilimde, bilim adamının dünyaya bakışını belirleyen ve dışsal dünyayı açıklama imkânı sunan model, kavramsal teori olarak düşünülebilir. Bilim adamlarına dünyayı anlama ve açıklamada teori veya model sunmaktadır.

Thomas S. Kuhn’un (1922-1996) The Structure of Scientific Revolutions (Bilimsel Devrimlerin Yapısı, 1962) adlı eseri 1962 yılında yayımlanmış olsa da bilim ve bilim felsefesi çevrelerinde çokça kullanılmış ve hala da kullanılmaya devam etmektedir. O, bilim felsefesinde özellikle bilimsel gelişme, ilerleme fikri konusunda yeni ve farklı bir bakış açısı getirmiştir. Kuhn söz konusu eserinde bilimsel gelişmelerdeki bilimsel devrimleri, paradigmalar üzerinden anlatmakta, bilimde ilerleme fikri yerine teori, sistem değişimlerinden bahsetmektedir. Kuhn’a göre, Ptolemaiosçu astronomiden Kopernicusçu astronomiye geçiş gibi güçlü değişimler, büyük teorik sistemlerin yani paradigmaların değişmesinden ibarettir. Demek ki bilimsel gelişme süreci, doğrusal bir ilerlemeden çok değişimli olarak olağan bilim ve olağandışı bilim aşamalarından oluşur. Bu değişimler de köklü ve bütüncül değişimlerdir.

Kuhn, paradigmayı, kabul görmüş olan bir model ya da örnek olarak sunmaktadır. Paradigma kavramı her ne kadar farklı anlamlar içerse de Kuhn yine de onun dört kurucu unsurundan bahsetmektedir: Simgesel genellemeler, metafizik kısım, değerler ve örneklik. Paradigmanın simgesel ifadeleri, tutarlılığı ve basitliği arttıkça daha güçlü bir bilim teorisi olduğu söylenebilir. Paradigma, o alanda çalışan bilim adamları için ortak bir zemin ve bir bakış açısı sunmaktadır. Aynı paradigmayı paylaşan bu kişiler aynı kurallara ve ölçütlere bağlıdırlar. Bu bağlılık da olağan bilimi meydana getirir ki bu dönemde mevcut paradigma kullanılmaya devam eder.  Ta ki bunalım dönemine, yani mevcut paradigma yetersiz gelmeye başlayana kadar. Yeni sorunlar ortaya çıktığında, önce mevcut paradigma içinden çözümler bulunmaya çalışılır, ancak sorunlar artık çözümsüz kaldığında ya bu sorunlar sonraki dönemlere bırakılır yahut mevcut paradigma artık terk edilmeye başlanır. Burada yeni paradigma ortaya çıkmaya başlar ki bu değişim aslında bir bilimsel devrimdir. Elbette yeni paradigma ortaya çıkana kadar bunalım dönemi olması da gayet normaldir. Sorunları çözen yeni bir bilimsel teori böylece paradigma olarak kabul edilmeye başlar ve artık bilimsel gelişmeler onunla açıklanır.

Her paradigmanın kendine ait bir dili ve kuralları vardır. Dolayısıyla bilimde tüm paradigmalar için geçerli olabilecek genel geçer ölçütler yoktur. Yani her paradigmanın kendine ait dili ve kuralları olduğundan paradigmalar eş ölçülemezdirler. Bu sebeple, her paradigma kendi içinde ancak tutarlılık, problem çözme ve gerçekliği doğru açıklama gibi kriterlerle değerlendirilebilir. Demek ki paradigmalar, eş ölçülemez olduklarından birbiriyle kıyaslanamazlar. Böylece Kuhn, bilimin birikimci ve ilerlemeci anlayışını da burada kabul etmez, onun yerine bilimsel gelişmelerin paradigma değişimi olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgular. Yani bu değişimler aslında bilimsel devrim olarak adlandırılacak kadar güçlü ve köklü değişimlerdir.

Kuhn’un paradigma anlayışının genel özellikleri kısaca, bilimsel gelişimin aslında paradigma değişimleri olduğu, farklı paradigmaların farklı standartlara sahip olduğu, bilimsel bilginin birikimsel değil devrimsel olduğu, paradigma değişiminin komple algı değişimi olduğunu ihtiva eder. Çünkü her paradigma farklı içeriğe ve farklı bir dile sahiptir. Bu özellikler ile bilimde sonraki dönemlerde ortaya atılan bilimsel teorilerin öncekilerden daha başarılı olduğu söylenemez. Benzer hatta aynı kavramları kullanan paradigmalarda bile kavramlar artık başka anlama gelmektedir. Örneğin Aristoteles ile Newton’un fizik anlayışlarında mekan, hareket gibi kavramlar kullanılsa da artık aynı anlamda değillerdir. Bu kavramlar, yeni tanımlar kazanmış, paradigmanın içindeki diğer kavramlarla farklı ilişkiler içinde kullanılmaya başlamışlardır.

Demek ki Thomas Kuhn’un bilimsel gelişmeler için kullandığı paradigma kavramı, bilim felsefesinde bilimsel gelişmelere farklı bir bakış açısı getirmiş ve ilerleme fikri yerine paradigma değişimi fikrini ortaya koymuştur. Paradigma kavramı bugün de ister sosyal bilimler olsun ister doğa bilimleri olsun hala kullanılmaya devam eden bir kavramdır. Burada paradigma kavramı, söz konusu bilimsel bakışı, teoriyi, o konuyla ilgilenen bilim adamlarının genel kabul ettiği fikri dile getirmektedir.  

KAYNAKÇA

Cevizci, Ahmet. Felsefe Sözlüğü. İstanbul: Paradigma Yayınları, 2002.

Özkan, Cengiz İskender. Bilim Felsefesi, İstanbul: Say Yayınları, 2020.

Kuhn, Thomas S. Bilimsel Devrimlerin Yapısı. Çeviren Nilüfer Kuyaş. İstanbul: Kırmızı Yayınları, 2008.

Demir, Ömer. Bilim Felsefesi. Ankara: Vadi Yayınları, 2007.

Kılıç Elife. “Mekanın Farklı Paradigmalarda İncelenmesi (Aristoteles ve Newton Örneği), Bilim Felsefesi Yazıları I içinde, 107-126. Editör Yücel Yüksel, Semra Uçar. İstanbul: Akademi Titiz Yayınları, 2021.

Yazar : Elife KILIÇ (Kırklareli Üniversitesi)