Schleiermacher, Friedrich Daniel Ernst

Yaşamı ve eserleri. 21 Kasım 1768’de Breslau’da doğan Friedrich Daniel Ernst Schleiermacher, Pietist bir grup olan Moravyalı Kardeşler Kilisesi’ne (die Herrnhuter Brüdergemeine) bağlı bir okulda eğitim hayatına başlamış ve ardından 1787’de Halle Üniversitesi’ne devam etmiştir. 1790’da ilk teoloji sınavını geçmiş ve Schlobitten şatosunda Kont Dohna’nın ailesinde özel öğretmenlik yapmıştır. Schlobitten’de Über die Freiheit (Özgürlük Üzerine) adlı incelemesinin büyük bir bölümünü ve Über den Wert des Lebens (Yaşamın Değeri Üzerine) adlı yazısını yazmıştır. Schleiermacher, 1794’te ikinci teoloji sınavını geçerek önce Landsberg’de papaz yardımcısı olmuş, ardından 1796’da Charité’ye papaz olarak atanmıştır. Burada Friedrich von Schlegel aracılığıyla Alman Romantik yazarların çevresine girmiştir. Bu dönemde Athenäum dergisinde editörlük yapmış ve 1799’da Versuch einer Theorie des geselligen Betragens (Sosyal Davranış Teorisi Üzerine Bir Deneme) ile Reden über die Religion (Din Üzerine Söylem), 1800’de Monologen (Monologlar) ile Vertraute Briefe über Friedrich Schlegels Lucinde (Friedrich Schlegel’in Lucinde’si Hakkında Gizli Mektuplar) adlı çalışmalarını (her biri başlangıçta anonim) yayınlamıştır.

Dini amirlerle yaşadığı sorunlar sebebiyle Stolp, Pomerania’ya bir saray vaizliği görevine atanan Schleiermacher, buradaki sürgün yıllarında ilk büyük bilimsel çalışması Grundlinien einer Kritik der bisherigen Sittenlehre’yi (Günümüze kadarki Ahlak Öğretisinin Bir Eleştirisinin Anahatları, 1803) yazmıştır. Aynı zamanda Schlegel’den esinlenerek Platon’un eserlerinden yaptığı beş ciltlik çevirinin ilk üç cildini (1804/5) yayınlamış ve özellikle diyaloglara yazdığı girişlerle adından söz ettirmiştir. 1804’te Halle Üniversitesi’ne teoloji ve felsefe profesörü olarak atanan Schleiermacher, dogmatizm, felsefi etik ve hermeneutik üzerine dersler vermiştir. 1806’da Die Weihnachtsfeier. Ein Gespräch (Noel Kutlaması.  Bir Sohbet) ve 1807’de Über den so genannten ersten Brief des Paulus an den Timotheus (Pavlus’un Timoteos’a İlk Mektubu Üzerine) adlı eleştirel çalışmasını yayınlamıştır.

Jena Muharebesi sırasında üniversitenin kapanması yüzünden Berlin’e giden Schleiermacher burada önce özel dersler vermiş, daha sonra Berlin’deki Dreifaltigkeitskirche’ye (Teslis Kilisesi) papaz olarak atanmış ve aynı zamanda yeni kurulan Berlin Üniversitesi’nde ilahiyat fakültesinin dekanı olmuştur. Schleiermacher 12 Şubat 1834 tarihinde zatürreden ölmüştür. Schleiermacher’in başlıca eserleri şunlardır:

Über die Religion: Reden an die Gebildeten unter ihren Verächtern (1799) (Din Üzerine: Hor Görenler Arasında Eğitimli Olanlara Konuşmalar)

Kurze Darstellung des theologischen Studiums zum Behuf einleitender Vorlesungen (1811) (Giriş Dersleri İçin Teolojik Çalışmaların Kısa Bir Anlatımı)

Der christliche Glaube: nach den Grundsätzen der evangelischen Kirche im Zusammenhänge dargestellt (Hıristiyan İnancı: Evanjelik Kilisesinin İlkeleri Bağlamına Göre Sunulmuş) (1.baskı 1821/22; 2. baskı 1830/31)

Die Glaubenslehre (İnanç Öğretisi) (1.cilt 1821/22; 2. Cilt 1830/31)

Felsefesi.  Schleiermacher, akademik faaliyetleri sırasında etik, felsefe, estetik, hermeneutik ve psikolojinin çeşitli alanları ile ilgilenerek bu alanlara önemli katkılarda bulunmuş ve bilimsel pedagojinin kurucularından biri olarak kabul edilmiştir. Aynı zamanda Alman İdealizminin gelişimine katkıda bulunmuş ve Erken Alman Romantik hareketinin merkezinde yer almıştır. Her şeyden önemlisi Lutherci bir teolog olan Schleiermacher, Avrupa Protestanlığı üzerinde önemli bir etki yaratmıştır.

Protestan teolojisi açısından “19.Yüzyılın kilise babası” olarak anılan Schleiermacher, felsefeyi ortaya çıkmakta olan, tamamlanmamış ve ilkesel olarak tamamlanamaz bir bilginin temeli olarak görmüş olduğundan kendi felsefesi esasen oluşum halindeki bir projedir. 18. Yüzyıl Aydınlanmasının da etkisiyle Kant etiğine yönelmiş ve onu eleştirel bir gözle incelemiştir. Kantçı “mundus intelligibilis” ve “mundus sensibilis” ayrımına karşı canlı, bölünemez bireysellik fikrinden yola çıkarak, insanı bölmenin boşuna bir çaba olduğunu, her şeyin ona bağlı olduğunu ve bir olduğunu belirtmiştir. Onun için birey, teorik ve pratik aklın, anlayış ve duygusallığın, ahlak yasası ve doğa yasasının, özgürlük ve zorunluluğun kesişme noktası anlamına gelmektedir. Böylece ona göre özgürlük ve dolayısıyla ahlak, keyfilik değil ancak zorunluluk temelinde gerçekleşir. Bu düşüncesiyle Schleiermacher gereklilik etiği bakış açısını aşar.

Kant’ın din anlayışını da reddeden Schleiermacher için bu anlayışta din ahlaka indirgenmiştir.  Ona göre din ile metafizik ve ahlak farklı şeylerdir. Din Üzerine adlı metninde Schleiermacher, dinin, ne metafiziğin yaptığı gibi evreni doğasına göre belirleme ve açıklama arzusunda olduğunu ne de ahlakın yaptığı gibi insanın özgürlüğü ve tanrısal istenci sayesinde onu geliştirme ve tamamlama arzusunda olduğunu söyler. Ona göre dinin özü ne düşüncedir ne de eylemdir, olsa olsa tefekkür ve duygudur. Duygu olmadan tefekkür, tefekkür olmadan da duygunun bir anlam ifade etmediğini belirten ve tefekkürün duygu ile bir ve aynı şey olduğunu belirten Schleiermacher için dinsel tefekkür, sonsuzun özüne, evren olarak da adlandırılabilecek en yüksek nedene yöneliktir. Böylece dini bir tür estetik an, “sonsuzun merak uyandıran tefekkürü” olarak anlar. Schleiermacher bu tefekkürde bilincin öte dünyaya, bizim dünyamızdan farklı olan Mutlak’ın varlık alanına girdiğini kastetmez. Onun için din dünyada, bu dünyada gerçekleşir, gizli ve aşkın değil, burada ve şimdidedir. Din tamamen öznel bir şeydir ve her bireyin bilinç düzeyinde gerçekleşir, aslında sadece bu bireyselliğin içinde ve dışında deneyimlenebilir. Dolayısıyla gerçek din asla taklit olamaz, çünkü ondan öğrenebileceğimiz hiçbir şey yoktur, aksine tefekkürde her zaman özgünlük, orijinallik ve sonsuzdan yeni bir yaratım söz konusudur. Bu sebeple dini duygu bize hiçbir şey öğretemez, ancak bizi özlem ve sevgiyle doldurur. İnsan kendini sonsuzluğun içinde bir yaratılmış olarak düşünüp hissettiğinde, düşünülen şeyin akıl almaz ve anlaşılmaz faaliyetiyle dolar. Bu diyalektik bir süreçtir, ayrılıkta bir birlik algısıdır. İnsan kendini bütünün bir parçası olarak deneyimler. Dolayısıyla sonsuzun bir parçasıdır, çünkü bu, sonluluğun mümkün olmasının koşuludur. İnsan dindarlığında sonsuzu özler. Böyle bir bağımlılık ilişkisinin mümkün olmasının aşkın koşulu ise ona göre özgürlüktür.

KAYNAKÇA

Jahn, Bruno. “Schleiermacher, Friedrich Daniel Ernst”. Biographische Enzyklopädie deutschsprachiger Philosophen. S. 369-371. München: Saur, 2001.

Mittelstraß, Jürgen. “Schleiermacher, Friedrich Daniel Ernst”. Enzyklopädie Philosophie und Wissenschaftstheorie P-So: 705-707. Stuttgart/Weimar: J.B. Metzler, 1995.

Schleiermacher, Friedrich. Über die Religion: Reden an die Gebildeten unter ihren Verächtern 1799, Stuttgart: Reclam Verlag, 1969.

Schleiermacher, Friedrich. Kurze Darstellung des theologischen Studiums zun Behuf einleitender Vorlesungen (1811/1830). Düzenleyen Dark Schmid, De Gruyter: Berlin: De Gruyter, 2002.

Scholtz, Gunter. Die Philosophie Schleiermachers, Wissenschaftliche. Buchgesellschaft: Darmstadt: Buchgesellschaft, 1984.

Yazar : Elif DÜZGÜN (Erzurum Teknik Üniversitesi)