Sepúlveda, Juan Ginés de
[Lat. Ioannes Genesius Sepulveda]
Yaşamı. Juan Gines de Sepulveda (1490–1573) Avrupalı devletlerin Amerika kıtasında sömürgeci faaliyetler yarışına girdiği sömürgecilik çağında yaşamış, siyaset, hukuk ve teoloji konularında eserler ortaya koymuş İspanyol bir filozoftur. 1515-1523 yılları arasında İtalya, Bolonya’da yer alan İspanyol Koleji’nde aldığı eğitim felsefi yaşamına etkisi açısından belirleyici olmuştur. Sepulveda burada özellikle Aristoteles felsefesi ile tanışmış ve onun ontoloji ve politika konusundaki düşüncelerinden oldukça etkilenmiştir. Nitekim yaşamının sonraki süreçlerinde Aristoteles’in pek çok eserini Yunanca’dan Latince’ye çevirmiştir.
Düşüncesi ve Eserleri. Sepulveda’yı felsefe tarihi açısından meşhur kılan nokta, tarihte Vallodolid Müzakereleri (1550-1551) olarak bilinen ve İspanya İmparatorluğu’nun kıtada gerçekleştirdiği sömürgeci faaliyetlerin adalete uygun olup olmadığını ele alan siyasi bir tartışmadır. Dönemin İspanyol kralı V. Charles iç ve dış kamuoyunda yapılan itirazlar üzerine imparatorluğun yürüttüğü savaş, kölecilik, politik hâkimiyet mücadelelerinin haklı olup olmadığını açık oturum müzakereleri düzenleyerek tartışmaya açmıştır. Bu, tarihte ilginç bir andır, zira ilk ve belki de son defa bir imparator gücünün yettiği bir durumun haklılığını sorgulatmıştır. İşte bu noktada Sepulveda, Democrates Secundus sive De Justis Belli Causis Apud Indos (İkinci Demokritus: Yerlilere Karşı Savaşın Haklı Nedenleri Üzerine) adlı eseriyle tartışmaya dâhil olmuştur. Sepulveda bu tartışmada İspanya İmparatorluğu’nun kıtadaki politik faaliyetlerinin neden meşru ve adalete uygun olduğunu dört argüman merkezinde felsefi olarak temellendirmeye çalışmıştır. Tartışmanın karşı kutbunda yer alan ve Sepulveda’nın muhalifi Bartolomeo de Las Casas (1474-1576) ise yerli halkları savunmuş ve onun dört argümanını çürütmeye çalışmıştır.
1. Argüman: Amerika Kıtasındaki Yerli Halklar Aristoteles’in Doğa Gereği Köleleridir
Sepulveda, birinci argümanda bütünüyle Aristoteles’in Politika’nın 1. kitabındaki düşüncelerini esas alır. Aristoteles’e göre ontolojik açıdan bazı kimseler doğa gereği efendi (Yun. ἄρχον φύσει) bazı kimseler de doğa gereği köle olarak (Yun. φύσει δοῦλοι) vardırlar. Ona göre doğadaki bu düzen gereğince doğaları gereği yönetilmeleri gerekirken bunu reddeden kimselere karşı “haklı bir savaş” (Yun. δίκαιος πόλεμος) başlatılmalıdır. Sepulveda tam da bu noktada Aristoteles’in insanlar için yaptığı bu ayrımı uluslararası ilişkiler düzenine uygular. Ona göre kıtada yaşayan yerli halklar Aristoteles’in bahsettiği doğa gereği köleler konumunda, insanlıktan uzak barbar kimselerdir. Bu yüzden doğa gereği efendi olan İspanyolların hâkimiyetine boyun eğmezlerse büyük filozof Aristoteles’in söylediği üzere bu halklara karşı doğa yasası gereğince haklı bir savaş başlatılmalıdır. Öte yandan Sepulveda’nın bu argümantasyonuna karşı çıkan Las Casas’a göre siyasi, hukuki, ticari, mimari ve dilsel bir sisteme sahip olan bu yerli halklar asla Aristoteles’in bahsettiği doğa gereği köleler olarak kabul edilemezler. Las Casas’a göre, Sepulveda’nın Aristotelesçi argümanı yanılmaktadır zira yerli halkların kurmuş oldukları tüm bu yaşamsal sistemler onların hem akıl yetisine hem de politik bir organizasyon kurabilme kabiliyetine sahip olduğunu kanıtlamaktadır.
2. Argüman: Yerli Halklar Doğal Hukuka Aykırı Suçlar İşlemektedir.
Sepulveda bu argümanda felsefe tarihinde aslında Sofokles’in (496-406) Antigone’una kadar geri götürülebilecek olan doğal hukuk düşüncesini merkeze almaktadır. Teolojik bir yaklaşımı benimseyen Sepulveda’ya göre doğal hukuk, Tanrı’nın yaratılışla birlikte evrendeki düzeni koruyan ve onun bozulmasını engelleyen, ezeli-ebedi bir şekilde değişmeyecek olan ve evrenin her tarafından geçerli ve bağlayıcı olan yasalarının toplamıdır. Fakat yine Sepulveda’ya göre, yerli halklar bu doğa yasalarına aykırı bir şekilde eşcinsel ilişki, törenlerde insanları kurban etme gibi doğa yasalarına aykırı suçlar işlemektedirler. Tüm bunları durdurmak ve doğa yasalarına aykırı işlenen suçları cezalandırmak için bu halklara karşı haklı bir savaş başlatılmalı, toprakları ele geçirilmeli ve kıtada yeni bir siyasal düzen tesis edilmelidir. Sepulveda’nın bu düşüncelerine karşı Las Casas hiçbir siyasal gücün kendi sınırları dışındaki bir yerin yargıcı olamayacağını dile getirerek onu eleştirmiştir.
3. Argüman: Masum İnsanlar Yerli Halkların Elinden Kurtarılmalıdır
Sepulveda’nın öne sürdüğü üçüncü argüman yine doğal hukuk düşüncesine referans vermektedir. Ona göre, yerli halklar her yıl törenlerde doğa yasasına aykırı bir şekilde binlerce masum insanı kurban etmektedir. Masum insanları kurtarmak ise insani bir ödevdir. Bu yüzden masum halkları kurban eden barbarlara karşı doğa yasası gereğince haklı bir savaş başlatılmalıdır. Öte yandan Las Casas, her ne kadar kurban törenlerinde öldürülen masum insanlar olduğunu onaylasa da yine de bu halklara karşı savaş başlatılması gerektiğini düşünmez. Zira savaşlar neticesinde daha fazla masum insan ölecek ve kıtadaki halklar Hıristiyanlık hakkında menfi bir tutum takınacaklardır.
4. Yerli Halklar İncil’in Yayılmasını Engelleyemez
Sepulveda’nın teolojik bir referansla öne sürdüğü dördüncü argüman ise İncil’in yayılmasını esas alır. Ona göre hiç kimse evrensel hakikatin yani Hıristiyanlığın bilgisinden mahrum kalmamalıdır. Bu açıdan putperest yerli halkları gerçek dine döndürmek sadece haklı bir durum değil aynı zamanda bir mecburiyettir. Bu yüzden paganların gerçek din olan Hıristiyanlığa dönmesinin, ruhlarının kurtuluşa ermesinin engellenmesi haklı bir savaş nedeni olacaktır. Buna karşı Las Casas ise daha hümanist bir perspektiften insanların asla fiziksel şiddet yoluyla din değiştirmeye zorlanmaması gerektiğini savunmuştur.
Sepulveda’nın yer verdiğimiz argümanları kapsamında hem Aristoteles’in politika felsefesinin hem de doğal hukuk düşüncesinin İspanyol sömürgeciliğinin meşrulaştırılmasında başvurulan bir meşruiyet temeli olduğu anlaşılmaktadır.
KAYNAKÇA
Aristoteles. Politika. Çev. Ö. Orhan. 1. bs. İstanbul: Pinhan Yayıncılık, 2018.
Azak, M. (2025). The Influence of Aristotle’s Political Philosophy on the Spanish Colonial Wars: Juan Ginés de Sepúlveda and His Just War Thought. Medeniyet ve Toplum Dergisi, 9(2), 153-170.
Azak, Musa. “Platon’dan Hugo Grotius’a Haklı Savaş Düşüncesi Üzerine Eleştirel Bir İnceleme.” Doktora Tezi, İnönü Üniversitesi, 2023.
Hanke, Lewis. All Mankind Is One: A Study of the Disputation Between Bartolomé de Las Casas and Juan Ginés de Sepúlveda in 1550 on the Intellectual and Religious Capacity of the American Indians. DeKalb: Northern Illinois University Press, 1974.
Las Casas, Bartolomé de. In Defense of the Indians. Çev. Stafford Poole. DeKalb: Northern Illinois University Press, 1974.
Sepúlveda, Juan Ginés de. Tratado sobre las justas causas de la guerra contra los indios. Çev. M. Menéndez y Pelayo ve M. García-Pelayo. 2. reprint. Ciudad de México: Fondo de Cultura Económica, 1987.
Yazar : Musa AZAK (Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi