Voltaire, François M. A.
1694–1778 yılları arasında yaşamış aydınlanma dönemi ünlü Fransız yazar ve filozofu.
Yaşamı ve Eserleri. Voltaire takma adıyla tanınan Fransız aydınlanmasının en ünlü filozofu olan François Marie Arouet, 21 Kasım 1694 Paris’te doğdu. Gençlik yıllarında itibaren özellikle edebi kimliğiyle ön plana çıkan ve eserleriyle muhalefet eden Voltaire, sivri dili ve hicvi nedeniyle birçok kez sıkıntıya maruz kaldı. Kısa bir süre Bastille’de hapis yatan filozof, 1726-1728 yılları arası sürgün yaşadığı İngiltere’deki din ve ifade özgürlüğünden, Newton ve Locke’un çalışmalarından derinden etkilendi. 1746’da Fransız Akademisi’ne seçildi. 1750’de Büyük Friedrich’in daveti üzerine Almanya’ya giderek bir süre burada yaşadı (1750-1753). Sarayla ilişkilerinin kötüleşmesinin ardından önce Cenevre’ye geçen Voltaire daha sonra Fransa’nın İsviçre sınırındaki Ferney’e yerleşti. 1778’de Paris’te ölen Voltaire’nin cenazesi devrim döneminde Pantheon’a nakledildi.
Üretken bir yazar olan Voltaire yaşamı boyunca farklı konularda ve edebi türlerde çok sayıda eser kaleme almıştır. En ünlü eseri Leibniz’in dünyamızın “mümkün dünyaların en iyisi” olduğu yönündeki düşüncesinin hicvi olan Candide ou l’Optimisme’dir (Candide veya İyimserlik). Felsefi görüşlerinin önemli bir kısmını Dictionnaire Philosophique’de (Felsefe Sözlüğü) dile getiren Voltaire’nin diğer önemli eserleri ise Traité sur la tolérance (Hoşgörü Üzerine İnceleme), Traité de Métaphysique (Metafizik İnceleme) ve Eléments de la philosophie de Newton’dur (Newton Felsefesinin Öğeleri).
Genel Felsefesi. Bir filozof olarak etkinliği tartışılmaz olmakla birlikte Voltaire’nin özgün, tutarlı ve sistematik bir felsefi öğretiye sahip olduğu söylenemez. Eklektik bir öğretiye sahip olan Voltaire, esasen Locke, Newton, Bayle gibi kişilerin düşüncelerinin açık ve anlaşılır bir dille topluma ulaştırılmasına ve yaygınlaştırılmasına önemli katkı sağlamıştır. Erken döneminden itibaren spekülatif felsefelere şüpheyle yaklaşan, İngiliz ampirizmi ve deizminden derinden etkilenen Voltaire, Lockecu epistemoloji ve Newtoncu kozmolojinin Fransa’da tanınmasında önemli rol oynamıştır. Diğer Aydınlanmacı filozoflarla birçok ortak ideali paylaşan Voltaire de akıl ve bilimi ilerlemenin ve insani gelişimin yegâne yolu olarak görmekte, ilerleme düşüncesini aklın egemenliği olarak anlamakta, bilginin cehalet ve hurafeyi yok edeceğine inanmaktaydı.
Bilgi ve Varlık Felsefesi. Locke’un empirizmini benimseyen ve insan bilgisinin temelinde duyusal deneyimin yer aldığını düşünen Voltaire, ayrıca Locke’un doğuştan ideler düşüncesi eleştirisini ve felsefi soruşturmanın insan zihninin yetenek ve sınırlarını belirlemenin en iyi aracı olduğu görüşünü benimsemiştir. Dünyanın var olmadığı ya da varlığının bilinmeyeceği türünden görüşleri reddeden Voltaire, Newtoncu determinist doğa düzeni anlayışını benimsemekle birlikte özellikle ahlaki kaygılarla insanın özgürlüğünü kabul eder.
Sébastien Charles gibi araştırmacıların analitik kategorileştirmeleriyle söylenecek olursa Voltaire, Condillac’tan hareketle her şeyi keşfetme ve bilmeyi amaçlayan “ihtiraslı/iddialı metafizik” ile hakikate ilişkin soruşturmasını insan zihninin zayıflıklarının belirlediği sınırlar içinde sürdüren “mütevazı metafizik” arasında bir ayrım yapar. Ampirik epistemolojiden hareketle “ihtiraslı metafizik”i imkânsız gören Voltaire, “mütevazı metafizik”ten yana bir tutum takınır ve metafiziği ampirik yöntemleri kullanan doğal olarak sınırlı bir bilim olarak tanımlar. Onun sınırlı olan bu metafiziği esas olarak Tanrı ve madde olmak üzere iki tözün varlığının kesin kabulüyle şekillenir. Bu anlayışla o hem materyalizmi hem de immateryalizmi reddeder. Bu tözler arasındaki ilişkiye dair fikirleri zaman zaman değişse de genel olarak maddenin tanrıdan kaynaklandığını ve kendi içinde tam bir düzene ve yasallığa tabi olduğunu savunur.
Newton’un fiziğinden hareket eden Voltaire’e göre evrendeki mekanik düzen ve yasalar bir tasarımcının varlığa işaret etmektedir. Tesadüfün değil, ebedî bir ilahın eseri olan evrenin düzeni onun tarafından insanın varlığını sürdürebileceği şekilde tanzim edilmiştir. Onun bu felsefi iyimserliği Newton’un ilahi olarak düzenlenmiş mükemmel doğa ve insanlık durumu görüşünün Leibnizci iyimserlikle pekiştirilmiş halidir. Ancak 1755’teki Lizbon depremi bu iyimserlikte büyük bir sarsıntıya yol açmıştır.
Din Eleştirisi ve Deizmi. Hıristiyanlığın radikal eleştirmeni olarak ünlenen Voltaire, Hıristiyanlığı çağın bilimsel ve felsefesi gelişmelerinden çok toplumsal ve insani gerekçelerle eleştirir. Ona göre otorite, baskı ve dogmatizmi simgeleyen, gizem ve mucizelerle örülmüş bir inanç aracılığıyla güç elde edip insanların zihinlerini kontrol eden; özgürlüğü ve adaleti engelleyen kilise, fanatizmi ve hoşgörüsüzlüğüyle tüm ilerlemelerin önündeki aşılması gereken en büyük engeldir. Katolik kilisesine karşı topyekûn bir saldırıya girişen Voltaire, meşhur “écrasez l’infâme” sloganıyla Hıristiyanlığın yıkımını adeta misyon edinmiştir.
Kurumsal dine yönelik şiddetli saldırılarına karşın Voltaire ateizmi onaylamaz. Etik-politik kaygılardan hareketle “Tanrı var olmasaydı eğer, onu icat etmek gerekecekti” der. Tanrı inancını ahlaki ve toplumsal değerler açısından yaşamsal önemde gören, inançsızlığın toplum için büyük bir tehlike oluşturduğunu ve nihilizmle neticeleneceğini düşünen Voltaire, bir doğal din (akıl dini) anlayışını savunur. Bu çerçevede akılla temellendirilmiş bir Tanrı inancının gerekliliğini dile getirir ve lehine kanıtlar sunar.
Hoşgörü Anlayışı. Din eleştirisi ve özgürlük savunusuyla ilintili olarak Voltaire, yaşamı boyunca dinsel hoşgörünün sıkı bir savunucusu olmuştur. Ona göre hoşgörü güçlü bir yönetimin en önemli unsurundan biri olduğu kadar bilimsel, iktisadi alandaki ilerlemenin de en önemli dayanaklarından birini oluşturur. İfade özgürlüğünü savunan Voltaire, sansür ve baskıyı da eleştirir.
Ahlak Felsefesi. Voltaire, dinin ahlaki ilke ve değerleri belirlemesine ve hükmetmesine karşı çıkar. İnsanın özgür iradesini ve doğasını merkeze alan bir ahlak anlayışını savunan Voltaire’e göre etik değerlerin bir diğer önemli kaynağı da toplumsal yaşamdır. Fiziki dünya ile ahlaki dünya arasında analoji kuran Voltaire’e göre doğal dünya yasalarında olduğu gibi insan, ahlaki dünyanın yasalarını da aklıyla bulabilir. Ve bu yasaların aracılığıyla iyi ve kötüyü ayırt edebilir.
Siyaset Felsefesi. Voltaire’e göre devletin temel görevin insanların doğal haklarını korumak ve refahını sağlamaktır. Sivil özgürlükleri, din ve devlet ayrımını savunmak ve despotizme karşı olmakla birlikte Voltaire, bildiğimiz anlamıyla demokrat değildir. Aydınlanma döneminin başka düşünürlerinde de gördüğümüz gibi yaşamın sonuna dek ideal yönetim biçimi olarak Aydınlanmış monarkın adil yönetimini savunmuştur.
KAYNAKÇA
Cevizci, Ahmet. Aydınlanma Felsefesi, Say Yayınları. 2017
Charles, Sébastien. “Voltaire”, Encyclopedia of Philosophy, Ed. Donald M. Borchert, Volume 9, 2005.
Cronk, Nicholas “Voltaire”, Encyclopedia of the Enlightenment. Ed. Alan Charles Kors, Vol. 4, Oxford University Press, 2003,
Jimack, Peter. “Voltaire”, Philosophers of the Enlightenment, Ed. Peter Gilmour. Edinburgh University Press, 1989
Jimack, Peter, “The French Enlightenment II: Deism, Morality and Politics”, British Philosophy and the Age of Enlightenment: Routledge History of Philosophy, Ed. Stuart Brown, Vol. 5, Routledge, 2004.
Voltaire, Seçmeler. Haz. Selahaddin Küçük. İstanbul: Milliyet Yayınları, 1975.
Voltaire. Candide ya da İyimserlik. çev. Server Tanilli. İstanbul: Adam Yayıncılık, 2000.
Voltaire. Felsefe Sözlüğü. çev. Lütfi Ay. İstanbul: İnkılap ve Aka Kitapevi, 1977.
Yazar : Sever IŞIK (Gaziantep Üniversitesi)