bkz. buyruk.
[Alm. Glaube] [Fr. foi] [ing. faith] [Lat. fides] [es. t. iman]: 1- (Özellikle dinsel anlamda) Bir bağlanmadan doğan güven; Tanrıya duyulan sınırsız güven. 2- Görünmez olana içten inanma; saklı olanı, daha açığa çıkmamış olanı duyma. 3- Bilinmeyene bağlanma. 4- Kişisel inanmanın içeriği; inanılan do
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
[Alm. Glaube] [Fr. croyance] [ing. belief] [es. t. itikat]: Bir.şeyi güvenle doğru sayma tutumu. Bu anlamda: 1- Yeterince gerekçesi bulunmayan, kesin olmayan bir şeyi doğru sayma; us yoluyla genel geçer bir doğrulama yapmadan, başkasının tanıklığı üzerine kurulmuş kanıtları, bir kuşku duymaksızın o
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
[Alm. Reduktion] [Fr. réduction] [İng. reduction] [Lot. reduc- tio] [es. t. irca]: Geri götürme. 1- (Mantıkta), İkinci, üçüncü ya da dördüncü tasım figürlerinden birinin (Baroco ve Bocardo) birinci figürün dört kipinden birine (Barbara, Celarent, Darii, Ferio) geri götürülmesi. 2- Görüngübilim yönte
YAZARINI BEKLEYEN MADDE....
bkz. bireycilik.
[Alm. Mensch] [Fr. homme] [İng. man] [Lat. homo] [Yun. anthropos]: (Genel olarak) Usu olan canlı varlık. Bir yandan canlı varlıklar, hayvanlar alanının bir üyesi, türü; öte yandan onu aşan bir varlık; dik yürüyen, ellerini kullanan, beyni özel bir biçimde gelişmiş olan, özelleşmiş organları olmayan,
yazılıyor...Celal YEŞİLÇAYIR (Giresun Üniversitesi)
Bkz. antropomorfizm
bkz. antropoloji
bkz. hümanizm